Ankara'da Hava
Ankara'nın Tarihi Yerleri
Ankara Kalesi: Ankara’ya hâkim bir
tepenin üzerinde kurulmuş olan ve zaman içinde kentin simgesi haline
gelen Ankara Kalesi'nin ilk yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir.
M.Ö. 2. yüzyılda Galatlar zamanında var olduğu bilinen kale daha sonra
Romalılar döneminde onarım görmüştür. İç ve dış kale olmak üzere iki
kısımdan oluşan kalenin iç surları büyük bir olasılıkla 7. yüzyılda
Bizanslılar tarafından inşa edilmiştir. Daha sonra Arap saldırıları
sırasında çok tahrip olan kale 9. yüzyılda Bizanslılar tarafından
yeniden onarılmıştır. Dış surların ne zaman eklendiği kesin olarak
saptanamamıştır. Kale 1073'te Selçukluların, 1101'de Haçlıların eline
geçmiştir. 1227'de yeniden Selçukluların eline geçen kale bu dönemde ve
onu takip eden Osmanlılar döneminde çeşitli onarımlar görmüş, son
yıllarda yapılan restorasyon çalışmalarıyla sağlamlaştırılmıştır.

Geniş
bir yer tutan 20 kuleli dış kaleden bugüne çok az şey kalmıştır. Dış
kalede kuleler dörtgen şeklinde olup iki kapısı vardır. Bunlar batıdaki
Dış Kale Kapısı ve güneydeki Hisar Kapısı’dır. Hisar Kapısı’nın üzerinde
İlhanlılara ait 1330 tarihli bir yazıt bulunmaktadır. İç kale yaklaşık
bir dikdörtgen şeklinde olup, kısmen Ankara taşı, kısmen de karışık
malzemeden yapılmıştır. İç kale yükseklikleri 14-16 m. arasında değişen
42 kuleden oluşmaktadır. Kuleler beşgen şekildedir. İç surların
kuzeybatı kısmında Selçuklular dönemine ait bir yazıt bulunmaktadır.
Kalenin en yüksek yeri kuzeyde, denizden 978 m. yükseklikteki
Akkale’dir. Bugün kale içinde Osmanlı Ankara’sının 17. yüzyıldan
itibaren ayakta kalmış birçok Ankara evi ve Alaaddin Camii
bulunmaktadır.
Kalecik Kalesi : Kalecik
Kalesi, Çankırı'ya giden yol üzerinde Ankara'dan 78 km. uzaklıktadır.
Bizans devrine tarihlenen kale, modern kasabaya hâkim olan simetrik koni
biçimli bir tepenin üzerine kurulmuştur. Güneybatısındaki dağlara bir
sırtla bağlanır ve Kızılırmak’a doğru uzanan ovada tek başına
yükselmektedir.
Akköprü: Varlık
Mahallesi önünde ve Ankara Çayı üzerinde olup, Ankara'nın en eski
köprüsüdür. 1222 yılında Selçuklu Hükümdarı I.Alaaddin Keykubat
tarafından Ankara Valisi Kızılbey zamanında yaptırılmıştır. Bugün sağlam
bir durumda bulunmakla beraber dar bir köprü oluşu ve bugünkü
kullanılan geniş yolun dışında kalışı nedeniyle işlerliğini yitirmiştir.
O zamanlarda Batı Anadolu'yu Ankara'ya bağlayan yolun üzerinde idi.
Eskiden Ankara'dan askere ve hacca gidenler bu köprünün başında ayrılık
ağıtları söylenerek uğurlanırdı. Kesme bazalt tasından yapılmıştır. Yedi
adet sivri kemerden meydana gelmiştir. Batı yönünde biri silik iki
yazıt yer almaktadır.
Suluhan : Hacı
Doğan Mahallesi’nde, Suluhan Sokağı’ndadır. 1685 yılında Şeyhülislam
Mehmet Emin Bey tarafından Zincirli Camii’ne vakıf olarak yaptırıldığı
sanılmaktadır. İki kısımdan oluşan Suluhan'ın birinci kısmı kareye yakın
dikdörtgen planlı, ortası avlulu ve iki katlıdır. Bu bölümde sadece
doğu ve güney cephedeki dükkânların pek azı günümüze gelmiş, batı ve
kuzey cephelerdeki binalar tamamen yıkılmış, sadece dış duvarları
kalmıştır. Kalıntılardan hanın iç avlusunun dört kenarda ayaklar
üzerinde sivri kemerli revaklarla çevrilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Revaklar arkasında odalar sıralanmaktadır. Güney uçta yer alan ikinci
kısım tek katlıdır ve daha dardır. Tamamı toprak altında kalan ikinci
kısmın ahırlar ve depolara ayrıldığı tahmin edilmektedir. Her iki
kısımda da duvarlar moloz taştan yapılmıştır. Hanın batı kenarında üç
bölümlük küçük bir arasta bulunmakta olup, her bölüm kalın beşik
tonozlarla örtülmekte ve yanlarda küçük dükkânlar yer almaktadır.

Çengel Han : Kale altında ve Atpazarı Meydanı Sefa Sokak’ta bulunmaktadır. Kitabesinden 1522 tarihinde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Zağfiran (Safran) Hanı :
Atpazarı’ndadır ve Hacı İbrahim Bin Hacı Mehmet tarafından
yaptırılmıştır. Vakfiyesi 1512 tarihinde düzenlendiği için, bu
tarihlerde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Hanın yarısı mülk, yarısı
vakfa aittir. İçinde bir mescit yer almaktadır.
Eski Hamam : Eski
Hamam, Gazi Lisesi’nin tam karşısında yer almaktadır. Oldukça harap
durumda olan hamamın soyunmalığı tamamen yıkılmış olmasına mukabil
soğukluk ve sıcaklık, külhan dahil olmak üzere ayakta durmaktadır.
Eserin mimari yapısı ve tekniği itibariyle 15. yüzyıla ait olduğu tahmin
edilmektedir. Restore edilmektedir.
Karacabey Hamamı : Karacabey
Hamamı Talat Paşa Bulvarı üzerinde olup, 1444 tarihinde yapılmıştır.
Çifte hamam şeklindeki yapı batı kısmında birbirine bitişik
soyunmalıkları, doğu kısmında ise batıdakilere göre daha değişik inşa
tarzı gösteren sıcaklık ve halvetleriyle birlikte bütünü kareye yakın
büyük bir dikdörtgen meydana getirmektedir.
Roma Hamamı: Ulus-Dışkapı
hattında, Çankırı caddesi üzerinde bulunan kalıntılar, Roma İmparatoru
Caracalla dönemine tarihlenmektedir. Sağlık tanrısı Asklepion adına
yaptırılmıştır.
Güvenlik Anıtı : Kızılay'da
Güvenpark içerisindedir. 1935 yılında Ankara taşından yapılmıştır. Türk
Ulusunun polis ve jandarmaya bir armağanı olduğundan dolayı Emniyet
Anıtı da denilmektedir. Anıtın Kızılay'a bakan yönünde; güveni temsil
eden bir sopayı eline alan kuvvetli genç erkek heykelleri yer almıştır.
Bu heykellerin altında Atatürk'ün söylediği "Türk, Öğün, Çalış, Güven"
sözleri tunç harflerle yazılıdır. Bu yazının sağında Türk Polisinin,
solunda Türk Jandarmasının halka olan yardımlarını sembolize eden
çeşitli kabartmalar bulunmaktadır. Anıtın Bakanlıklara bakan yönünde
ise; Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda ve inkılap hareketlerinde beraber
bulunduğu arkadaşları belirtilmektedir. Heykellerin altında anıtın
yapılış tarihi olan 1935 yılı romen rakamlarıyla yazılıdır. Sağ tarafta
insan zekasını, sol tarafta ise çitçinin tarım çalışmalarını belirten
kabartmalar yer almıştır.
Mimar Sinan Anıtı :
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin önündedir. 4.30 m. yüksekliğindeki
mermer heykelde Mimar Sinan kendine özgü giysisiyle ayakta
canlandırılmıştır.

Mithat Paşa Anıtı : Ulus'ta
Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü binasının yanındaki Mithat Paşa heykeli,
1966 yılında banka tarafından heykeltıraş Prof. Hüseyin Anka'ya
yaptırılmıştır, 1863'te Ziraat Bankası’nı kuran Sadrazam Mithat Paşa'nın
koltukta oturur biçimdeki heykelinin solunda üç başak ve çark, sağında
terazi figürleri vardır.
Ulus Cumhuriyet Anıtı : Ulus
Meydanı'ndaki bu anıt, Kurtuluş Savaşı kahramanlarının anısına 1927
yılında Avusturyalı heykeltıraş Krippel'e yaptırılmıştır. Atatürk'ün
atlı heykelinin altındaki yüksek ve üçgen kaide Ankara taşındandır.
Kaidenin üzerindeki kabartmalarda Atatürk ve askerlerini Başkumandanlık
Meydan Savaşı'nda tasvir eden figürlerden başka, Türk kadınını, Türk
askerini ve genç Türkiye Cumhuriyeti'ni simgeleyen figürler
bulunmaktadır.
Zafer Anıtı :
Yenişehir'de Atatürk Bulvarı üzerindeki bu anıt, 1927 yılında İtalyan
heykeltıraş Pietro Cannonica'ya yaptırılmıştır. Atatürk'ün ayakta ve
kılıcına dayanmış halde üniformalı, tunçtan yapılmış bir heykelidir.
Tabanında kabartma halinde zafer çelenkleri yer almıştır.
Ankara Kale İçi Evleri :
Kale içinde çoğu iki katlı olan Ankara evlerinin alt kat avlusunda
uşakların, aşçıların, kâhyaların odaları, kiminde de bir ahır bulunur.
Birinci katta ev sahibinin oturduğu odalar vardır. Genellikle evin
dışında ve bir yanı açık merdivenden, "sergâh ya da sergâh" denilen
sütunlu, dört bir yanı açık, üstü kapalı bir taraçaya çıkılır. Üst
kattaki odalar, kimi evlerde bir sofanın, kimilerinde de sergâhın bir
yanında yer alır. Konuk, toplantı ve yatak odaları ikinci katta bulunur.
Kimi odalarda kadınların toplantıları izleyebilmeleri için kafesler
vardır.
Yerler kare biçiminde tuğlalarla döşelidir. Tavanlar
çubuklarla kare kafeslere bölünmüştür. Tavan ortasında bol süslemeli
göbekler vardır. Cephede çıkıntı oluşturan alçı kabartmalarla süslü
mihrap biçiminde ocakların yanlarında küçük gözler bulunur. Bunlara
"tembel deliği" denilmektedir. Odalar, sokağa sergâh ve pencerelerle
açılır. Kimi evlerde pencerelerin önünde panjur ve kafesler vardır.
Süsleme olarak tavanlarda, tavan göbeklerinde, kapılarda ve evlerin öbür
bölümlerinde geometrik süslemeler, rumi ve hatai desenlere kadar her
türlü süsleme vardır. Günümüzde bazı evler turistik amaçlı olarak
kullanılmaktadır.
Beypazarı Evleri :
Ankara'nın 100 km. batısında yer alan Beypazarı’nın dik yamaçlar ve
vadilere kurulmuş olan eski kesimi, çarşı ve geleneksel konutlardan
oluşan karakteristik dokusuyla ve doğal peyzaj özellikleriyle tarihi ve
görsel karakteri zengin olan bir yerleşimdir. 100 yıllık geçmişi olan bu
evler, Osmanlı ve geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini
taşımaktadır.

Konut
mimarisi açısından ana tip, cumbalı veya üstünde kuşkana olarak
adlandırılan bir çatı katı olan iki veya üç katlı yapılardır. Evlerin
temel duvarları taştan, geri kalan kısımları ahşaptan yapılmış ve dıştan
sıvanmış olup üstleri çinko kaplı veya kiremitli çatıyla örtülüdür. Dış
yapıda, bu ana tipin çeşitlemesi olarak balkon biçiminde çıkma veya
kuşkanalar, ahşap kafesli pencereler görülür. İç yapıda zemin katı
taşlık ve buna bağlı ahır, samanlık, kiler, hizmetkar bölümü gibi
mekânlardan oluşur. Üst katlar asıl yaşama katlarıdır. Dikdörtgen veya
kare planlı sofa etrafında odalar dışında mutfak, banyo gibi mekânlar
oluşturulmuştur. Bütün mekânların üstü ahşap tavanla örtülüdür.
Ayaş Evleri : Vadi
tabanındaki çarşı alanının çevresinde ve kuzeyde vadi yamaçlarında
organik bir dokuda yoğunlaşan Ayaş Evleri’nden 37'si, tescil edilmiş ve
korunmaya alınmıştır.
Mimari özellikleri açısından Osmanlı ve
geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini taşıyan tarihi Ayaş Evleri
genellikle iki katlıdır. Yarı kâgir, yarı ahşap olan evlerin zemin
katında ahır, kiler ve büyük evlerde hizmetkar odası gibi mekânlar
bulunur. Asıl yaşama alanı olan üst katlarda sofa etrafına konumlanan
iki veya üç odanın yanı sıra mutfak ve tuvalet-banyo gibi servis
mekânları bulunmaktadır. Bütün mekânların üstü ahşap tavanla örtülüdür.
Dış yapıda, balkon biçiminde çeşitli türde çıkmalar ve ahşap kafesli
pencereler görülür.
Güdül Evleri : Ankara'nın
kuzeybatısında, kente 89 km. uzaklıkta eski bir yerleşim olan Güdül
ilçesinin kent merkezinde bugüne kadar ayakta kalan tarihi evlerin
bulunduğu bölge kentsel SİT alanı ilan edilmiştir. Osmanlı ve geleneksel
Türk evlerinin tipik özelliklerini taşımaktadır.
Camiler
Ağaç Ayak Camii : Kitabesi
olmayan caminin 1705 tarihli olduğu tahmin edilmektedir. Minaresi ahşap
ve kısadır. Mahfili aşı boyalı nakışlarla, tavana kadar yükselen
mihrabı kabartma geometrik motiflerle, ahşap minberi ise geometrik
geçmeler ve renkli nakışlarla süslüdür. Tavanı işlemeli ahşap olan
caminin çatısı kiremitle örtülüdür. Cami, ahşap minberi ve mihrabı ile
Geç Devir Ankara eserleri için tipik bir yapıdır.
Ahi Elvan Camii : Samanpazarı
Ahi Arap Mahallesi’nde bulunan ve çok sade bir dış görünüşe sahip olan
cami, 1832 yılında Ahi Elvan Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. 1413
yılında onarım gören caminin minaresi ve minberi 1423 yılında
yapılmıştır. Dört köşeli bazilikal plana sahip caminin duvarlarının alt
bölümü taş, üst bölümü kerpiç, iç konstrüksiyonu ahşaptır. Ahşap tavanı
12 mermer başlıklı ağaç sütun üzerine oturmuştur. Kuzeyde ahşap olarak
birinci sütun sırasına kadar uzanan bir alt kat ve ikinci sütun sırasına
kadar uzanan bir üst kat mahfili vardır. Beş köşeli motiflerle süslü
minberi, Selçuklu üslubu ahşap işçiliğinin güzel bir örneğidir. Caminin
kuzeybatısında duvara bitişik olarak yükselen tek şerefeli minarenin
kare kaidesi taş, silindirik gövdesi tuğladır.

Ahi Yakup Camii :
İsmetpaşa Mahallesi’nde, eğimli bir arazide bulunan cami 1391'de Ahi
Yakup tarafından yaptırılmıştır. Camiye doğu cephesinden 11 basamaklı
merdivenle çıkılır. Taş temel üzerine kerpiçten yapılmış, kiremit çatılı
sade bir yapıdır. 14. yüzyıl Ankara camileri için tipik olan mihrabı
ile dikkat çeken cami yenilenerek kısmen karakterini kaybetmiştir.
Alaaddin Camii :
Ankara Kalesi içinde yer alan cami 1178 tarihlidir. 1361 ve 1434
yıllarında onarım görmüştür. Duvarları kesme ve moloz taştan yapılmış,
üzeri sıvalı, kiremit çatılı bir yapıdır. Ankara'nın en eski
camilerinden biri olan Alaaddin Camii'nin kıble duvarı iç kalenin zindan
kapısına bitişiktir. Giriş kapısı üzerinde üç yazıt bulunmaktadır.
Kuzeybatı köşesinde tek şerefeli minaresi yükselir. Alaaddin Camii,
özellikle 1178 tarihi taşıyan minberi, son cemaatte bulunan antik sütun
başlıkları, kapı üzerindeki tamir yazıtları ile önem kazanan bir
eserdir. 18. ve 19. yüzyıllarda yenilenen cami tarihi karakterini
kaybetmiştir.
Aslanhane (Ahi Şerafettin) Camii :
Samanpazan Aslanhane Mahallesi’nde bulunan caminin dış görünüşü çok
sadedir. İlk yapılışı 13. yüzyılın başına, tamiri ise 1289-1290'a
rastlar. Planı uzunlamasına beş sahınlı bazilikal tiptedir. Roma ve
Bizans’ın eski yapılarından toplanan taşlarla yapılmıştır ve bugün üzeri
sivri kurşun kaplama çatıyla örtülmüştür. Kıyılan işlemeli üç kapısı
kuzey, batı ve doğu yönündedir. Caminin kuzeydoğu duvarına bitişik olan
tek şerefeli minare, taş kare kaideli ve silindirik tuğla gövdelidir. 12
pencere ile aydınlanan caminin içinde, altışardan dört sıra olarak
dizili 24 çam sütundan on altısı çatıyı, sekizi kadınlar mahfilini
taşır. Tavanı ağaç oymalıdır. Tavana kadar yükselen çinilerle süslü
mihrabı, Selçuklu dönemi mihraplarının en güzel örneklerinden biridir.
Caminin doğusunda bulunan türbe duvarına gömülü antik aslan heykelinden
dolayı Aslanhane Camii olarak anılır.
Cenab-ı Ahmet Camii : İç
Cebeci Ulucanlar'da bulunan kesme taş duvarlı ve kubbeleri kurşun kaplı
olan cami klasik Osmanlı yapılarındandır. 1566 yılında Kanuni Sultan
Süleyman döneminde Ankara beylerbeyliği yapmış olan Cenab-ı Ahmet Paşa
tarafından yaptırılan caminin planı, kare mekân üzerinde tek kubbeli ve
son cemaatlidir. Son cemaat yeri dört mermer sütunlu, üç büyük sivri
kemerli ve üç kubbelidir. 12'şerden 3 sıra olarak açılan 36 pencerenin
çevresi renkli kalem işleriyle süslüdür. Minberi ve mihrabı sade olup,
beyaz mermerdendir. 1802, 1887 ve 1940 yıllarında onarım görmüştür.

Hacı Bayram Camii :
Ulus'ta Augustus Tapınağı'nın bitişiğinde yer alan cami, 1427-1428
yıllarında Hacı Bayram Veli tarafından yaptırılmıştır. Doğu duvarı
Augustus Tapınağı’na, güney duvarı Hacı Bayram Türbesi’ne dayanır.
Selçuklu
mimarisi stilinde inşa edilmiş olan cami Mimar Sinan tarafından
onarılmıştır. Uzunlamasına dikdörtgen planlı, taş kaideli, tuğla
duvarlı, kiremit çatılı bir yapıdır. Türbenin güneydoğu duvarında
yükselen iki şerefeli minaresi kare planlı, taş kaideli ve silindirik
tuğla gövdelidir. Alt pencereler dışta sivri kemerli nişlerle
kuşatılmıştır. Üst pencereler sivri tuğla kemerlidir. Ahşap mihrabı 17.
yüzyıl sonunda ünlü Nakkaş Mustafa tarafından işlenmiş olan cami daha
sonra Kütahya çinileri ile süslenmiştir. Sanat değeri yönünden ilgi
çekici olan bu cami halen Ankara'nın en önemli camilerinden birisidir.
Karacabey Camii : Hamamönü’nde
bulunan cami türbesi, çeşmesi ve çifte hamamıyla birlikte külliye
oluşturmaktadır. 15. yüzyılda Karacabey tarafından inşa ettirilen cami
eyvanlı plan tipinin Ankara'daki tek örneğini göstermektedir. Beş
kubbeyle örtülü olan cami, taş ve tuğla karışımı malzemeden yapılmış
olup, minaresi kuzeybatıdadır. Minaresi sırlı tuğla ve çini işçiliği ile
önemli bir örnektir. Caminin yanında Karacabey'in türbesi
bulunmaktadır.
Çiçekçioğlu Camii : Alparslan
Mahallesi’nde Göztepe Sokağı’nda bulunan Çiçekçioğlu Camii kerpiç
duvarlı, ahşap hatıllı, taş kaideli, kiremit çatılı bir yapıdır. Cami
tavan sistemi, pencere üstü yazıları, mihrabı ile 17. yüzyıl sonu ve 18.
yüzyıl başı Ankara camilerinin güzel bir örneğidir.
Tacettin Camii : Hamamönü
Sümer Mahallesi Taçlı Sokak’ta, Karacabey İmareti yakınında bulunan
cami, aynı adı taşıyan türbeye bitişik, kesme taş duvarlı, kiremit
çatılıdır. Planı uzunlamasına dikdörtgen ve son cemaatlidir. Türbe
batısında yer alır. Kuzeybatısında yükselen kare kaideli, silindirik
gövdeli minaresi taştandır. 1901-1902’de Sultan II. Abdülhamit
tarafından yaptırılmıştır.
Kocatepe Camii :
16. yüzyıl estetiği ile 20. yüzyıl teknolojisinin bütünleşmesinden
oluşan cami, dört minaresiyle Selimiye'yi, merkezi kubbe ve yarım
kubbeleriyle Sultanahmet'i andırır. 64x67 m. (4288 m²) ölçüsündeki asıl
cami (harem) kısmı, 48.5 m. yüksekliğinde 25.5 m. çapında bir ana kubbe
ile örtülüdür. Ana kubbe etrafında dört yarım kubbe yer alır. Bu yarım
kubbeler 12 kubbe ile genişletilmiştir. Kubbeler geleneksel tarzda
kurşunla kaplanmıştır. Asıl cami kısmına, kündekâri (ahşap geçmeli)
tarzda yapılmış bir ana ve dört yan kapıdan girilir. Caminin kuzey
kısmında, ana giriş kapısı önünde yer alan ve 2400 m² alanı kaplayan
revaklı avluyu, bir mermer şadırvan süsler. Revaklar 14 m. yüksekliğinde
26 kubbe ile örtülüdür. 10 m. yüksekliğindeki mihrap, beyaz mermerden
imal edilmiştir. 8.70 m. yüksekliğindeki minber, özel süslemelerle
işlenmiş mermerden yapılmıştır.

İç
tezyinatta klasik Osmanlı mimarisi örnek alınmış, malzeme olarak; çini,
mermer, sarı maden ve özel boyalar kullanılmıştır. Ana kubbe ve aslan
göğsü yazıları pirinçten yazılmıştır. Caminin iç süslemeleri arasında
ayrı bir yeri olan vitraylar, özel camdan imal edilmiş olup, klasik
Osmanlı tarzı ile modern tarz arasında bir geçiş teşkil ederler. Projesi
Hüsrev Tayla ve Fatih Uluengin'e aittir.
Sarıkadı (Mimarzade) Camii: Hamamönü
Meydan Mahallesi Sarıkadı Sokak No:36'dadır. 18.yy sonlarına aittir.
Cami, taş temelli, ahşap hatıllı, kerpiç duvarlı, kiremit çatılı bir
yapıdır. Kadınlar mahfilindeki sülüs yazı, mihrabı, tavan sistemi,
pencereleri ile 18. yy karakterinde bir yapıdır. Rokoko etkisi, üst
pencerelerin alçı şebekesinde ve muezzin mahveli altındaki göbekte
görülmektedir.
Zincirli Camii :
Ulus’ta Anafartalar Caddesi’nde bulunan cami, taş kaideli, tuğla
gövdeli, üzeri kiremit çatılı bir yapıdır. İlk yapılışının 17. yüzyıl
ortaları veya sonu olduğu tahmin edilmektedir. Kuzeyde tek kapı ile
girilen harem tek sahınlıdır. Cami içinde asılı bir levhadan
1879-1880’de tamir edildiği öğrenilmiştir. Burada “Şeyhülislam Ankaralı
Mehmet Emin Efendi’nin mamuresini 1789-1880’de Ankara Valisi Hurşit Paşa
tamir ettirdi” denilmektedir. Caminin kasetleme işçiliği ile yapılmış
ahşap tavanı, minberi, mihrabı ve cephe düzeni Ankara’nın 17. yüzyıl
sonu 18. yüzyıl başı camileri ile birlik göstermektedir.
Ankara’daki Diğer Camiler
Abdulhari Camii
Ağaçoğlu Camii
Balaban Camii
Çeşme Camii
Hacı Musa Camii
Hacı İlyas Camii
Hacı İvaz Camii
Hamidiye Camii
Hatuniye Camii
İki Şerefeli Cami
Leblebicioğlu Camii
Maltepe Camii
Molla Büyük Camii
Şeyh İzzeddin Camii
Yeğen Bey Camii
Yeni Cami
Yeşil Ahi Camii
Yazarlar
Ankara Telefon Rehberi
Sitemizdeki Yazı,Resim ve Haberlerin Her Hakkı Saklıdır . İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz . Copyright 2009 ankaraport.net ©