468x60
ANKARA Ankara'da Hava

Hiti : 30

Panik atak yaşıyorsanız, hem ilaç hem de terapinin beraber yapıldığı bir tedaviyle iyileşebilirsiniz.

05.03.2010 23:29:08
Panik atak, herhangi bir neden olmadan ortaya çıkan, özellikle kalbin hızlı çarpması, nefes alamama, boğazda tıkanıklık hissi, kontrolü yitirme ve ölüm korkularının eşlik ettiği panik nöbetleridir.

Panik atak, tedavi edilmediğinde beraberinde depresyon gibi başka psikiyatrik hastalıkları da doğurur.

Anadolu Sağlık Merkezi?nden Psikiyatrist Dr. F. Tuna Burgut, toplumun büyük bir kısmını ilgilendiren panik atak ile ilgili şöyle bilgi veriyor:

Panik atak, aniden başlayan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleri olarak tanımlanır.

Panik atak hastası neler yaşar?
Panik atak geçiren bir insanın hayatı dramatik olarak değişir. Hasta kontrolünü kaybettiği, ölmek üzere olduğu, yada aklını kaçırmak üzere olduğunu hisseder. Panik atak vücutta hızlı ve complex değişikliklere sebep olur. Panik atağın o anda sebep olduğu bir çok organ fonksiyonundaki değişiklik, geçirilen bir kaza ya da ağır bir zehirlenmedeki değişikliklerden daha fazla bile olabilir. Panik atak kesinlikle bir hastalıktır ve tedavi gerektirir.

Ara ara gelişen bir durum olmasına rağmen tedavi edilmediğinde ?atak?ların sıklığı artabilir ve beraberinde depresyon gibi, genel endişe halleri gibi başka psikiyatrik hastalıklara sebep olur. Hastalar ataklar arasında gergin ve huzursuz olurlar ve her an yeni bir atak gelişebilir korkusuyla bir genel endişe durumu geliştirir ki buna ?beklenti anksiyetesi? adı verilir. Hasta evden çıkamamaya, yalnız kalamamaya başlar ve hayatı felç olur.

Panik atak neden oluyor?
Panik atakların nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte genetik etkileşimin olduğu düşünülür. Panik ataklar kadınlarda erkeklerde olduğundan iki kat daha fazla görülür. Toplumda her 100 kişiden 3-4 kişi ya panik atak hastalığı geçirmiş ya da halen bu hastalığı yaşamaktadır. Panik atak psikiyatristlerin gördüğü en sık hastalık gruplarındadır nitekim depresyondan bile daha sık görülen bir durumdur fakat ne yazık ki hastaların tedavisi için en geç başvurduğu hastalıklardan da biridir.

Hastanın ilk önce teşhisi konulmalıdır
Panik atak hastaları ilk önce genelde hastanelerin acil servislerine göğüs ağrısı, nefes alamama gibi şikayetlerle gittikleri için, bir çok tıbbi testlerden geçerler. Kalp, akciğer ile ilgili vs ?medikal? bir hastalık olmadığını anlayan hekimler hastayı taburcu ederler ve hasta bir sonraki nöbette kadar tedavi aramazlar. Fakat panik hastalarının çektiği acı ve güçlük düşünüldüğünde, panik ataklarının da kesinlikle ?acil? bir durum olduğu ve hemen teşhis edilip doğru tedaviye yönlendirmenin visal olduğu anlaşılmalıdır. Bu açıdan hem doktorları hem de hastaları psikiyatrik hastalıklar açıdan eğitmek büyük önem taşır. Hastanın ailesinin de hem hastayı anlayabilmesi, hem de tedavi sürecinde destek verebilmesi acısından eğitilmesi önemlidir.

Panik bozukluğu tedavisi mümkün bir hastalıktır
Bu ilaç tedavisi ya da psikoterapi olmak üzere iki büyük başlık altında toplanabilir. En iyi tedavi hem ilaç, hem de terapinin beraber yapıldığı bir tedavi sürecidir. Bunun yanında gevşeme egzersizlerinin de hastaya öğretilmesinde fayda vardır. Panik atakları sırasında ilaç kullanımın pek faydası olmaz. Doğru ilaç seçimi, uygun süre ve dozların kullanımı atakların tekrarlanmasını önler. Terapi yöntemleri de ataklara sebep olan duyguları ve düşünceleri inceleyerek uzun vadede panik atakları azaltır veya tamamen ortadan kaldırır.

Stres ve endişeden uzak duralım
Hayatımızdaki stresin yükünun, vücudumuzun strese karsı reaksiyonunun, erişkin hayat şeklimizin, çocukluğumuzda büyüdüğümüz çevrenin, genetik faktörlerin ve düşünme patenlerimizin hepsi, hayatta endişe ve panik bozukluklarına ne kadar yatkın olup olmadığımıza belirleyici rolleri vardır.

Bunlar arasında genetik faktörlerimizi ve çocukluğumuzdaki travmaları değiştiremiyeceğimize göre, erişkin hayattaki hayat şeklimizi, düşünce patenimizi, altına girdiğimiz stresi ve vücudumuzun direncini üzerinde durmalıyız. Hayatımızda bize kısa ve uzun vadede strese sokan faktörleri belirlemekte fayda var ve bunları yine kısa ve uzun vadede tamamen değiştiremezsek de hafifletme yolları aranmalıdır.

Yaşam şeklimizi düzenleyelim
Bunun yanında vücudumuzun strese olan reaksiyonunu azaltmak ve direncini arttırmak amacıyla günlük egzersiz, dengeli beslenme ve uyku çok önemlidir. Günlük relaxasyon egzersizleri, nefes alıp verme egzersizleri, yoga ve benzeri bir çok fiziksel rahatlama şekilleri vardır ki kişinin deneyerek kendisine en uygun olanı seçebilir.

Düşünce patenlerimizi öğrenmek ve gerektirdiğinde değiştirmek, olgunlaştırmak da anksiyeteye olan yatkınlığımızı azaltmaktaki en önemli faktörlerden biridir. Düşünce seklimizi belirleyen bir çok faktör vardır ki değiştirmek hemen ve kolay bir is değildir. Nitekim aldığımız eğitimimizin, çocukluğumuzda büyüdüğümüz çevrenin ve hatta miras edindiğimiz genetiğimizin bunda etkisi vardır.

Psikoterapi kendimizi daha iyi tanımamıza, düşünce şekilerimizin daha farkında olmamıza ve bizi anksiyete ve panik hastalıklarına yol açan ikilemlere ve düşünme şekillerine ulaşmamıza yardımcı olur.


Diğer Haberler
25.01.2012 16:26:00  - Çocuklarda ''beta'' mikrobu öldürücü olabilir
25.01.2012 16:20:19  - Endometrizis hastalığı nedir kadının yaşamını nasıl etkiler
12.12.2011 11:11:49  - Meme kanseri çocuk sahibi olmaya engelmidir?
12.12.2011 11:08:04  - Sünnet ne zaman yapılmalı
12.12.2011 11:05:00  - Bebeklerde ani sıçramanın nedenleri
28.11.2011 13:19:09  - Diyabet'in bebeğinize geçmesini önleyin
08.11.2011 15:02:12  - Grip belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir
08.11.2011 14:59:02  - Her hasta memesini kaybetmeye mahkum mudur
08.11.2011 14:56:34  - Kronik ağrılardan korunma yolları nelerdir?
27.09.2011 21:35:37  - Grip Aşısı Ne Zama Yapılır
300x250

Nöbetçi Eczaneler
manşetler

Ankara Altın-Döviz Piyasası
  Alış(TL) Satış(TL)
Dolar 1.7590 1.7710
EUR 2.2930 2.3100
Detaylı Altın ve Döviz Fiyatları
Yazarlar
Ankara Telefon Rehberi

BUGÜN SEÇİM OLSA KİME OY VERİRDİNİZ?












Sitemizdeki Yazı,Resim ve Haberlerin Her Hakkı Saklıdır . İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz . Copyright 2009 ankaraport.net ©