Ana Sayfa
Sitene Ekle
Künye
Sitemap.xml
İletişim
REKLAM
468x60
Ankara'da Hava
Ana Sayfa
Ankara
Medya
Ekonomi
Dünya
Spor
Gezi Tatil
Sağlık
Magazin
Kadın
Hiti : 806
Ulaşım, konaklamada ise çok elverişli olanaklar sunuyor.
26.06.2010 19:10:55
Astım ve kalp hastaları için doğal hastane olarak nitelendirilen Çiftlikköy'de denizden süzülmüş gelen bol iyotlu hava iştahsızlık ve uykusuzluk çekenlere de birebir... Rüzgar, sörfçülerin tam isteğine göre...Ulaşım, konaklamada ise çok elverişli olanaklar sunuyor.
Çeşme yerli ve yabancı turistlerin göz bebeği . Özellikle festival zamanı iğne atsanız yere düşmeyecek kalabalıkta. Bununla beraber güzel, canlı, tarihi, turistik tatil merkezinin yanı başında sakinliği, doğası, denizi, havasıyla ön plana çıkıp, hem şifalı hem de görsel lezzet sunan Çiftlikköy yer alıyor.
Osmanlı Döneminde "Melek Paşanın Çiftliği" olarak geçen köy, daha sonraları Çiftlik köy olarak anılmaya başlamış. Zamanında 110 haneli, 650 nüfuslu köy, yaz aylarında binlerce yazlıkçıyı ağırlar olmuş. Mayıs ayında başlayan deniz mevsimi, sonbahar aylarına kadar tadına doyulmaz bir zevk sunuyor. Akdeniz'den gelen rüzgarların geçiş yeri olan yarımadanın ucunda bulunan Çiftlikköy üç tarafı denizlerle çevrili olduğundan, ziyaretçilerine ilaçsız doğal tedavi imkanı veriyor. Hatta bu yararlı bol oksijenli hava Türk ve Alman doktorların reçetelerine ilaç niyetine yazılıyor. Astım ve kalp hastaları uykusuzluk çekenler burada kaldıkları süre boyunca problemlerinin en aza indiğini ve iştahlarının açıldığını fark ediyorlar.
Sörf Cenneti
Denizden denize bir kilometrelik yükseliş ve bir kilometre alçaklık toplam 2 km lik mesafeyle yarımadanın en dar yerinde yer alan Çiftlikköy rüzgar konumuyla sörf sporuna gönül verenler için değişen rüzgar yönleriyle kış aylarında bile ideal parkur oluşturuyor, Avrupa sörf kulvarlarında adından sıkça bahsettiriyor.
Kafa dinlemek için bu köyü seçenlerin, akşamın tatlı nağmeleri ile hoşluk yaşarken üşümemeye özen göstermeleri gerekiyor. Yazın bile sürekli esen rüzgar kazak giydirecek kadar etkili olabiliyor.
Sakız
Ağız kokularını yok eden sakızın, Yunanistan da rakısı bizde ise dondurması, reçeli, şekeri, muhallebisi yapılıyor, balık bu
ğulamalara ilave edilip, içme suyuna konduğunda bile hoş bir rayiha kazandırıyor. Fakat Çiftlikköyde ticari üretimi yapılmıyor ve daldırma yöntemi ile yetiştirilen sakız
ağaçlarına hala sayıları azalsa da rastlanıyor. Ana sakız ağacı gövdesi yanına toprak dolu bir
kova getirilip ağacın bir dalı teneke
içindeki toprağa daldırılıyor. Kök veren filizlenen dal tek başına yaşayacak duruma gelince ana gövdeden ayrılıp kendi yerine
kovadan çıkarılıp dikiliyor. Çeşme yöresinde genellikle yazlıkçıların villa bahçelerine diktikleri moda ağaç sakız. Eskiden daha çok olan sakız ağaçları ihmal sonucu azalmış. Alaçatı Belediye sınırları içinde 200 ağaçlık koru haricinde bu ağaç türü azalmışken yeniden üretilmeye başlamış. Yaprağını dökmediği ve etrafı kirletmediği için gerek koku, gerekse estetik görünümü ile asil bir ağaç olan sakız ağaçlarına en çok Çeşme Çiftlikköy açığında yer alan sakız adasında rastlanıyor. Adanın ağaçlarından sakız toplamak bir çeşit aile
ziraatı olup, her ağacın ilgili bir çocuğu oluyor. Sabah erken saatlerde uyanan çocuklar güneş doğmadan ve sakızların yumuşamasına neden olacak hava ısınmadan seher vakti damlalar kıtır kıtırken ağaçlardan toplanıyor. Çocuklar küçük oldukları için sık ağaç dalları arasına rahatça uzanıp girebiliyor, topladıkları sakız damlalarını kavanozlara dolduruyorlar. Bu onların harçlıkları oluyor. Büyükler ve hanımlar ise saçlarına yapıştığı için bu işi çocuklar gibi yapamıyorlar.
Yörede görülen, arıları yiyerek beslenen, arı kuşları köyün ününün artırmaya yetiyor. İlkbaharda yuva yapıp yavrulayan kuşlar bu dönemde arıları yiyerek besleniyorlar. Çok renkli tüyleri ile kırlangıç boyundaki kuşların etinin lezzeti de bir kez tadanın damağından yıllarca gitmiyor.
Kekik, anason, ot, ve sakız ağaçları arasında dolaşan arıların yaptığı bal ise tedavi için kullanılıyor. Mide ile ilgili tüm rahatsızlıklara iyi gelen ve özellikle ülser problemi olanların gözdesi olan bu bal mide içinde yarayı merhem gibi kapattığı anlatılıyor. Köyde balcılıkla uğraşan çok az kişinin bulunması nedeniyle az üretilebilip, yüksek fiyatlarla satılıyor.
Çiftlikköyde Gezi
Köyün Yunan adalarına yakın olması nedeniyle yapılar arasında 100 e yakın Rum evi görülüyor. Eski taş evlere meraklıysanız
Çiftlikköy'ün daracık sokaklarında yapacağınız yürüyüş sırasında bir kısmı restore edilmiş olan evlerin, cumbaları, balkon çıkmaları, pencere yapıları kapı tokmakları mimaride nostalji yaratacak kadar etkileyici oluyor. Yeni yapılan villalarda ise taş evlerin etkisi sezilirken, Çeşme'ye has karakterde yapı mimarisi, günümüz koşullarına uygulanan bahçe düzenlemeleri, yüzme havuzları ile donatılmış halleriyle dikkat çekiyor.
Çiftlikköy'de bazı tarihi kalıntılara da rastlanıyor. Sayılarının çokluğu nedeniyle Çeşmeye ismini veren eski çeşmeler (Musluk) burada da görülebiliyor. Osmanlıya dayanan tarihi geçmişi ile köy çeşmesine, dağ'a 70 - 80 m derinlikte açılan tünelle künk döşenerek su taşınmış ve içme suyu sağlanmış.
Rumlardan kalma Masatlık (Kemik saklama odası kitabesinde 1876 tarihi okunuyor) Çiftlikköyde ki tarihi eserle
r arasında
bir yanında zeytin diğer yanında sakız ağaçları bulunan Masatlıkta dini vecibelere göre kemikler, şarapla yıkanıyor ve dört duvarla çevrili odanın dibindeki mahsene atılıyormuş.
Masatlık duvarlarında 60
'a yakın taş dolap bulunuyorken anlatılanlara göre yapının kemerli kapısı bir
hayli görkemliymiş. Rumlar zamanında köyün orta yerinde ki iki kiliseden biri mermer taşlarla bezeli çok büyük salona sahipmiş, Rumlar gidince yıkılmış, taşları da sağda solda kullanılmış, Çeşme'ye bile taşınmış. Üzeri motifler ve kabartmalar işli mermer taşlar köy içinde bazı pansiyon girişlerinde görülebiliyor.
Bu kadar rüzgar esen yerde ak
ıllara değirmen olmaz mı diye bir soru gelebilir. Değirmen Dağında un öğüten değirmenler de varmış ama, birileri yıktırmış.......!
Çiftlikköy de bulunan ve ilginç renkleriyle şaşırtıcı güzelliğe sahip doğal taşlarda bulunuyor. Eski dönemlerde taş ocağı olarak bilinen Karadağ mıntıkasında Rumların bu taşları yüzük taşı ve süs eşyası yapımında kullandıkları belirtiliyor.
Plajlar ve deniz
Çiftlikköy'ün denizi de, kumu da, havası gibi şifa dağıtıyor. Pırlanta plajının bir zamanlar kumu başka yerlere taşınmış olsa da hala ilgi gören yerler arasında bulunuyor. Talk pudrası gibi yumuşak kuma sahip bir başka sahil ise Harmanlı Koyu. Killi kayaları yalayarak gelen dalgacıklar, eriyikli sular içinde yüzenlerin ciltlerini yumuşatıp parlaklık kazandırıyor. Bu killeri vücutlarına, yüzlerine maske gibi süren turistlere de rastlanıyor. Dalgaların ürettiği enerji ile ısınan deniz suyuna deniz dibinden, mağma'dan gelen kaplıca kaynakları da karışınca 23 - 24 derece civarına çıkan su sıcaklığı içinde üşümüyorsunuz. Çiflikköy'ün arka tarafında Sancak Mevkiinde yer alan Altınkum plajı, pırlanta plajının dalgalı olduğu zaman tam aksine sakin oluyor. Sığ denizi, deniz içinde de devam eden ve romatizmal ağrılara iyi gelen altın renkli ince kumu ile ilgi çeken plaj kıyısının bir bölümünde sünger görünüşlü küçük kayacıklar da bulunuyor. Koyu gölgeli, sık yapraklı ardıç ağaçları altı ise kampçı ve piknikçilerin mekanı oluyor.
Çiftlikköy tepeleri eski Rumlar zamanında teraslar şeklinde set set sürülmüş ve üzüm bağı olarak kullanılmış. Rüzgar sarhoşu köyde sürekli siesta gözlenirken köy halkı oksijen zehirlenmesinden rehavet çöküyor diye dert yanıyor. Ne verimli toprağı ekilebilecek üzüm kütükleriyle uğraşan ne de sakızla uğraşan görülmüyor. Tepelerde dağ kekiği toplanabiliyor. Doğal klimalı ortamda, denizden ılık esen rüzgar terlemeden dolaşmanızı kolaylaştırıyor.
Çiftlikköy'de bulunan balıkçı barınağı içinde durgun suda yatan tekneler ise resim ve fotoğrafa meraklı olanlar için doğal çekim platformu olma niteliği taşıyor. Özellikle akşam saatlerinde yatay gelen ışık huzmeleri suya ayna gibi refle yaparken, ortaya çıkan yansıma ve renkler hayranlık uyandırıyor.
Kıyıdan 8 mil uzaklıkta yer alan Yunanistan'ın Sakız Adası evleri ise net biçimde görülebiliyor. Fener adası ve eşek adasına giderek sabırla bekleyenler güneşlenen bazı fog balıklarına çok az ihtimal de olsa rastlama şansları bulunuyor.
Diğer Haberler
29.07.2010 16:20:22
-
Geç keşfedilen cennet: Turunç
15.07.2010 13:48:35
-
Çeşme, Alaçatı, Ilıca rehberi
13.07.2010 13:23:26
-
Akdeniz'deki saklı cennet
26.06.2010 19:28:51
-
Erdek ve Kapıdağ Yarımadası
26.06.2010 19:26:19
-
Davras'ın zirvesinde... bir yer Eğirdir
26.06.2010 19:23:06
-
Tarihte bilicilik (falcılık) merkezi olarak ünlenen Didim
26.06.2010 19:20:21
-
Caretta Caretta'ların anavatanı Dalyan
26.06.2010 19:17:52
-
Turistlerin Ege ve Akdeniz basamağı; Dalaman.
26.06.2010 19:15:06
-
Rüzgârlar ve adalar ülkesi: Ayvalık
26.06.2010 19:10:55
-
Çeşme:Çiftlikköy
300x250
Paylaş
|
Sinemalarda Bu Hafta
Ankara Devlet Tiyatroları
Ankara Etkinlik Rehberi
Ankara Muhtarları
Ankara Kültür Sanat
Ankara Haritası
Ankara'nın Tarihi Yerleri
Ankara'daki Mesire Yerleri
Ankara'nın Tarihi
Ankara Altın-Döviz Piyasası
Alış(TL)
Satış(TL)
Dolar
1.7580
1.7700
EUR
2.2940
2.3110
Detaylı Altın ve Döviz Fiyatları
Yazarlar
Ladyimam
AK-İktidar Terimler Sözlüğü...
Yılmaz Özdil
Pol Ostır ...
Cüneyt Arcayürek
İtiraf! ...
Emin Çölaşan
Kar Yağdı Böyle Oldu!...
Ahmet Hakan
Al sana Ergenekon’un işine gelecek bir yazı...
Bekir Çoşkun
Eleman...
Nuray Mert
Aldırma Ece, Aldırma!...
Ruhat Mengi
Osman Can yeniden sahnede !...
Fikret Bila
Atatürk için etrafa göz atın...
Hasan Pulur
Dindar Nesil...
Ankara Telefon Rehberi
Ankara Öğrenci Yurtları
Ankara Otobüs Firmaları
Ankara Ambulans Servisleri
Ankara Lokantaları
Ankara Elçilikler
Ankara Belediyeleri
Ankara Tiyatroları
Ankara Hastaneleri
Ankara Havayolu Firmaları
Ankara Polikliniklerı
Ankara Balo ve Nikah Salonları
Ankara Alışveriş Merkezleri
Ankara Bakanlıklar
Ankara Üniversiteleri
Ankara Önemli Telefonlar
BUGÜN SEÇİM OLSA KİME OY VERİRDİNİZ?
AKP
CHP
MHP
DSP
SP
HAS Parti
BBP
Hiçbiri
Sitemizdeki Yazı,Resim ve Haberlerin Her Hakkı Saklıdır . İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz . Copyright 2009 ankaraport.net ©