Sonunda o an geldi ve hamile kaldınız. Bebeğinizi kucağınıza almanın
heyecanını yaşarken eğer varsa hastalıklarınıza karşı da dikkatli olmak
zorundasınız. Özellikle diyabet hastası bir kadın gebelik öncesinden
başlayarak kan şekerini iyi kontrol altına almamışsa hem gebeliğin ilk
üç ayında düşük riski artıyor, hem de bebeğinde normal popülasyonda
yüzde 3 olan doğumsal anomali riski yüzde 10'lara ulaşabiliyor. Kadın
Hastalıkları-Doğum Uzmanı ve Perinatolog Doç. Dr. İbrahim Bildirici,
"Gebeliğin kendisi de diyabet benzeri etkiler taşıdığından diyabetik
gebelerin kan şekeri kontrolü zorlaşabiliyor ve gerek duydukları insülin
miktarları sıklıkla artıyor. Diyabetik gebelerde, ilerleyen gebelikte
kan basıncı yükselmesi ve idrarda protein kaybı ile karakterize
preeklampsi riski de yaklaşık iki kat artıyor. Preeklampsi gelişmesi
halinde ise erken doğum, sezaryen ile doğum, yenidoğan yoğun bakım
ünitesine ihtiyaç gibi durumlar görülüyor" diyor.
Rutin kontroller
Doç. Dr. İbrahim Bildirici, "Diyabetik gebelerin diyabete ait organ
hasarlarının olup olmadığının baştan değerlendirilmesi çok önemli. İlk
muayenede bu testler ve değerlendirmeler yapılıyor. Gebelikte ilk
dönemlerdeki takip sıklığı benzer olmakla birlikte, ilerleyen gebelikte
bebeğin iyilik hali testleri denilen NST ya da ultrasonografide
biyofizik profil skorlaması şeklinde ilave değerlendirmeler yapılıyor.
Özellikle 32. haftadan itibaren diğer gebelerden daha sık kontrole
gitmesi gerekiyor. Her gebe gibi 11.-14. haftalarda bir perinatolog
tarafından erken genetik USG ve 18.-22. haftalarda detaylı USG
yapılmalı. Diyabetik anne gebeliklerinde ilave olarak 18.-24.
haftalarda bu konuda uzman bir perinatolog/pediatrik kardiyolog
tarafından Fetal EKO yapılarak bebeğin kalbinin ileri düzeyde
değerlendirilmesini de öneriyoruz" diyor.
Gebelik öncesi
Diyabetik hastalarda göz muayenesi, kardiyolojik değerlendirme ve
böbrek fonksiyonlarının, mikroalbuminüri denilen idrarda protein
kayıplarının olup olmadığının değerlendirilmesi çok önemli. Diyabetin
bugün dünyada körlüğün birinci nedeni olduğu düşünülürse, her diyabetik
kişinin rutin olarak göz ve gözdibi muayenesi olması gerekiyor.
Özellikle diyabetik retinopati varsa bu gebeler uzman bir göz hekimi
tarafından takip edilmeli. Bir kalp hastalığının olup olmadığı EKG ile
değerlendirilmeli. Özellikle belli bir süre yüksek tansiyonu olan
diyabetiklerde kardiyak fonksiyonların EKO ile değerlendirilmesi de
gerekebiliyor. Diyabetik hastalar ACE inhibitörleri adı verilen tansiyon
ilaçları kullanıyor ise, gebelikten önce bu ilaçların kesilmesi ve
gerekiyorsa gebelik için güvenli kabul edilen tansiyon ilaçlarına
geçmeleri de öneriliyor.
İnsülinin bir zararı var mı?
Kan şekeri düşürücü ilaç kullanan diyabetikler tercihen gebe kalmadan
önce ya da gebelikle başvurduklarında hemen insülin tedavisine
geçiriliyor. Annenin uyguladığı insülin bebeğe geçiyor, dolayısıyla
gebelik ve bebek açısından tamamen güvenli bir durum ortaya çıkıyor.
Bebeğiniz risk altında olabilir
Tip 2 diyabeti (ileri yaşlarda ortaya çıkan, her zaman insüline
ihtiyaç duymayan, kilolu kimselerde daha sık görülen) olan bir annenin
çocuğunun diyabet geliştirme ihtimali 7 kişide 1 iken, hem kendisi hem
eşi diyabetikse çocuğun hayatı boyunca diyabet geliştirme riski yüzde
50'ye kadar çıkıyor. Tip 1 diyabetiklerin çocuğunda diyabet olasılığı
daha az olup, bu oran 1/25 - 1/100 arasında değişiyor. 11 yaşından önce
tanı alındıysa çocuğun riski bunun iki katı oluyor. Her iki ebeveyn de
Tip 1 diyabetik ise çocuğun riski 4'te 1 ile 10'da 1 arasında
değişiyor.
Gebelik şekeri nedir?
Gebelik şekeri yüzde 3-10 gebede ortaya çıkabilen bir durum. Çoğu
gebede hiçbir bulgu vermiyor, 24.-28. haftalarda yapılan glikoz tolerans
testi ile tanı koyuluyor. Daha önce anne karnında bebek kaybı olan,
iri ya da sakat doğum öyküsü olan, kilolu, ileri yaştaki gebelerde
testin hemen yapılması öneriliyor. Tarama testinde 50 gr. glikoz
içiriliyor ve bir saat sonra bakılan kan şekeri 140 mg./ dl üzerinde
ise kesin tanısal teste ihtiyaç duyuluyor.
Bunlara dikkat edin!
➧ Diyabetik gebeler hamilelikleri boyunca diyet, egzersiz ve insülin tedavilerine büyük bir disiplinle uymalı.
➧
Günlük olarak açlık ve yemeklerden sonra tokluk kan şekerlerini yakın
takip ve kayıt etmeli. Çünkü, gebelik ilerledikçe özellikle insülin
dozlarında olmak üzere dinamik değişiklikler yapmak gerekiyor.
➧
Gebeler kan şekeri yükselmesine daha hassas, ketoasidoz ya da diyabetik
koma denilen durum kan şekeri kontrolü iyi olmayan gebelerde daha kolay
gelişebiliyor. Bu durum hem anne hem de fetus için ciddi risk
oluşturabiliyor.
➧ Diyabetik gebeler, doktor muayenelerini hiç
aksatmamalı. Özellikle 20. haftadan sonra tansiyonlarını yakın takip
ettirmeliler.
Gebelik şekerinin riskleri
● Gebelik şekeri, özellikle kan şekeri kontrolü iyi sağlanmazsa iri bebeklere yol açabiliyor.
● Bu bebeklerde doğum sonrası solunum sıkıntıları, hiperbilirübinemi (sarılık) daha fazla görülebiliyor.
● Gebelik şekeri olanlarda tansiyon yükselmesipreeklampsi riski de artıyor.
● Bu gebelerin hayatları boyunca diyabet geliştirme riskleri de artıyor.
●
İri bebekler zor doğum, omuz takılması gibi doğum travmalarına,
bebeğin iriliğinden dolayı artmış sezaryen girişimlerine yol açabiliyor.