Paranızı ya da zamanınızı işinize yaramayan kremlere harcadığınızı
düşünüyorsanız sorunlarınızı iyi tanımıyor ya da hangi soruna karşı
hangi ürünü kullanmanız gerektiğini bilmiyorsunuz demektir. Yüzde yaş
ilerledikçe ortaya çıkan çökmeler, pigmentasyon yani renk değişimi ya da
çizgiler aslında o kadar da korkutucu değil. Yeter ki doğru şekilde
bakım yapın.
1 - Pigmentasyon
Pigmentasyon kadınların yaşları ilerledikçe şikayet ettiği konuların
başında geliyor. Yapılan araştırmalar da cilt renkleri solgun olmayan
kadınların olduklarından daha genç ve daha güzel göründüğünü ortaya
koyuyor. Yüzde ortaya çıkan kahverengi lekeler, ciltte melanin üreten
hücrelerin artmasıyla oluşuyor. Bu hücrelerin artışına güneş
ışınlarının etkisi ve yaşlanma eklenince daha çok ortaya çıkmaları da
kaçınılmaz oluyor. Fakat bu hücrelerin artmasına sadece güneş ışınları
değil stres de neden olabiliyor. Uzmanlar çok fazla sauna bağımlısı
olan kişilerde de sıcak nedeniyle pigmentasyon görülebildiğini
belirtiyor.
Ne yapmalı?
Pigmentasyon sorunu
yaşayan kişiler ürün seçerken içeriğinde kojik asit (cildi aydınlatıcı
mantar özü) bulunan ürünler seçmeli. Ayrıca C vitamini ve meyan kökü
içeriğine sahip ürünler de lekeler üzerinde etkili oluyor. Koyu renkli
lekelerden kurtulmak çok kolay olmadığı için bu ürünleri kullanırken
sabırlı olmak da önem taşıyor. Sonuç almak için en az altı ya da sekiz
hafta beklemeniz gerekiyor.
2 - Kırışıklıklar
Kırışıklıklar aynanın önüde durup "Aman Allahım yaşlanıyorum"
dediğinizde tanıştığınız acı ama gerçek bir sorun. Yapılan araştırmalar
her altı kadından birinin 20 yaşından önce kırışıklıklarla tanıştığını
ortaya koyuyor. Derin kırışıklıkların oluşmasının en önemli nedeni
kolajen liflerinin hasar görmesi. Kolajen lifleri yaşla birlikte
hasarlanmaya başlasa da bu durumu hızlandıran faktörlerin başında güneş
ve yanlış beslenme geliyor.
Ne yapmalı?
Cildinizin
erkenden yaşlanmasını istemiyorsanız ilk olarak sağlıklı bir beslenme
planı oluşturmalısınız. Bu planın içerisinde beyaz ekmek, beyaz pirinç
ve beyaz şeker olmamalı. Ürün içeriğinde cilt yenileyici A vitamini,
nemlendirici ve yumuşatıcı hyalüronik ve kolajeni artırıcı peptidlerin
olmasına dikkat edilmeli.
3 - Göz altı torbaları
Kocaman gözler gençliğin de sembolüdür. Fakat yaş ilerledikçe göz
altındaki torbalar artıyor ve bu torbalar da gözlerin daha küçük
görünmesine neden oluyor. Bunun nedeni göz altındaki derinin çok ince
olması ve yaşlandıkça bu derinin daha da incelmesi. Bu durumla birlikte o
bölgede de sıvı birikmeye başlıyor. Göz çevresindeki bağ dokusu
sıkılığını kaybettiğinde yağ dokusu da gözlerin altında gözyaşı torbası
oluşturuyor. Bu torbalara neden olan etkenler arasında sadece yaş değil
aynı zamanda stres ve çok tuzlu beslenmek yer alıyor.
Ne yapmalı?
Günlük
kullandığınız göz kreminizin içerisinde kafein olmasına dikkat etmek
gerekiyor. Kafein göz çevresinin sıkılaşmasına ve dolaşımın
hızlanmasına yardımcı oluyor. Eğer gece geç yattıysanız ya da o gün çok
fazla bilgisayar ekranına baktıysanız yapacağınız 10 dakikalık çay
kompresi gözlerinize iyi gelecektir.
4 - Kuruluk
Kuru bir cilt kırışıklıkların daha fazla ortaya çıkmasına, aynı
zamanda yorgun görünmenize neden oluyor. Stres kuru bir cildin en
önemli sebeplerinden biri. Bunun yanında cildi nemlendirmemek ve güneş
de cildin kurumasına yol açıyor.
Ne yapmalı?
Retinoid
(A vitamini), glikolik asit ve lineolik asit içeren ürünler seçmeye
özen göstermelisiniz. Haftada bir ya da iki defa peeling yapmak da
cildinizin kurumasını engellemenize yardımcı olur.
5 - Çökme
Cilt yaşlandıkça deri altı yağ dokusunun azalmasına bağlı olarak
çökme de görülüyor. Bu durum sürekli olarak yorgun görünmenize de neden
oluyor. 25 yaşından itibaren cildin ürettiği kolajen miktarı düşmeye
başlıyor. Yapılan bir araştırmaya göre 80 yaşında üretilen kolajen
miktarı 25 yaşındaki kolajen miktarından yüzde 25 daha az. Ayrıca
kadınların ciltleri erkeklere oranla daha hızlı çöküyor çünkü kadınların
hormonları erkeklerinkinden farklı çalışıyor.
Ne yapmalı?
Cildin
elastikiyet kazanmasını sağlayan en önemli etken amino asitler oluyor.
Cildi sıkılaştırıcı krem ve serumlar bu sorun için ideal bir seçim
olacaktır.