Memurlarla memur emeklilerinin maaş ve ücretlerine bundan böyle
işte bu formüle göre zam yapılacak. Bütçe imkânları (artı) memur heyet
başkanının onayı ya da itirazı (artı/ eksi) orta hakemin oyu (eşittir) =
ZAM!
Bugün'ün haberine göre memura ilk
kez toplu sözleşme hakkı getiren düzenleme Meclis'te. Vekillerimiz kendi
maaşlarına uyguladıkları zamdan edindikleri deneyimi buraya da aktarıp
formülü değiştirmezlerse memur zammında üç unsur etkili olacak. İşte
formülde yer alan 3 unsurun ayrıntısı:
Bütçe imkânları: Bütçede memur maaş dengesi yıllardır hedef enflasyon
sistemiyle sağlanmaya çalışılıyor. 2012 bütçesine memur zammı için
yaklaşık yüzde 2,5 artı 2,5 artış öngören kaynak konuldu. Toplu sözleşme
masası düşünülerek ihtiyaten yaklaşık 5 milyar lira civarında da ilave
ödenek ayrıldı. Memura 1 puan ilave zam 1 milyar liralık gider demek.
Dolayısıyla 5 milyar sadece yüzde 5'lik ilave zamma karşılık geliyor. Bu
demektir ki kümülatif zam oranı yıllık bazda en fazla yüzde 10
olabilecek. Yeni vergilerle ya da bazı kamu yatırımları kısılarak 1-2
puanlık ilave zam imkânı sağlanabilir. Ancak 6-7 milyar dolarlık üçüncü
köprünün de aynı bütçedeki kaynakla yapılacağı açıklandı. Dolayısıyla
2012 ve 2013 bütçesinden toplu pazarlık masasına, anayasal hakların
hatırına da olsa fazla bir imkân görünmüyor.
Memur heyet başkanı: Toplu sözleşme masasında memuru temsilen üç ayrı
memur konfederasyonunun toplam 7 temsilcisi oturacak. Ancak yeni yasa,
üç konfederasyona değil, en fazla üyeye sahip konfederasyonun başkanına
"imza" yetkisi veriyor. Dolayısıyla memur adına masada bulunan 7
sendikacıdan 6'sının hiçbir oy hakkı yok. İtiraz hakkı yok. Kararı hakem
heyetine götürme hakkı yok. Bütün yetki ve sorumluluk bir kişiye, heyet
başkanına yüklenmiş durumda. (Üye çoğunluğu şu anda Memur-Sen'de olduğu
için Memur-Sen başkanı heyet başkanı olacak) Heyet başkanı üstün
yetkilerle donatılmış gibi görünse de işi çok zor. Bütçe imkânlarını
dikkate alıp enflasyona paralel ya da biraz üstündeki zamma onay verse,
2,5 milyon memuru karşısına alacak. Dahası "yandaş sendikacı" ifadesi
başta olmak üzere her türlü iftira ve yakıştırmayla karşı karşıya
kalacak. Toplu sözleşme gücünü sonuna kadar kullansa, memuru sokağa
dökse bu sefer bütün siyasi baskılar tek başına ona yoğunlaşacak. Kolay
değil, masada ilave 1 puan zam 1 milyar üzerinden sürdürülen pazarlık
demek. Pazarlığın şiddet çarpanını siz düşünün!
Hakem kurulu başkanı: Orta hakemin işi de zor! Uzlaşmazlık durumunda
son kararı tek başına verecek, kuruldaki 5'e 5 olan dengeyi bozabilecek,
dolayısıyla bütün sorumluluğu üzerine alacak tek kişi o! Heyet başkanı
süreci hakem heyetine taşıyarak kendini o müthiş yükten kurtarabilir.
Ancak orta hakemin böyle bir şansı da yok. Başkanı Yargıtay, Sayıştay ve
Danıştay'daki 64 "yüksek memur" arasından seçilecek. Başkanı seçecek
olan otorite ise masanın taraflarından biri, yani hükümet! Orta hakem
"Hadi arayı bulalım" deyip memura 1-2 puan fazla zamma onay verse hassas
dengeler üzerine kurulmuş bütçe dengelerini bozacak. Masada zaten kabul
edilmemiş zamma onay verse bu sefer de 2,5 milyon memuru karşısına
alacak. Siyasi rüşvet aldığı dahil her türlü iftira ve yakıştırmaya
uğraması da cabası...