ANKARA Ankara'da Hava
 

Hiti : 3569

Ladyimam


ÖZKÖSE VE HAMİT COŞKUN İRAN'DA MIYDI SURİYE'DE Mİ?

ÖZKÖSE VE HAMİT COŞKUN İRAN’DA MIYDI SURİYE’DE Mİ?

       Tarih 14 Mart  2012, Gerçek Hayat dergisinin Ortadoğu temsilcisi Adem Özköse ile kameraman Hamit Coşkun, Suriye'deki olayları takip etmek ve belgesel çekmek için Hatay sınırından İdlib kentine gittiği ve 4 gündür haber alınamadığı iş arkadaşlarınca duyuruldu.O sıralarda Hiçbir gazeteci Suriye’ye gidemiyordu.Adem ve Hamit yasal olmayan yollardan izinsiz olarak Suriye’ye gitmişlerdi. Hamit Ve Adem’in aileleri cocuklarının Suriye’ye gittiklerini bile  bilmediklerini söylediler. Belgesel yapmayı planlayan 2 gazetecinin bütün ailesinden habersiz şekilde ortadan kaybolmalarında bir tuhaflık vardı.

       O günler Suriye’de Muhalifler ile Esad arasında sıkı çatışmaların yaşandığı günlerdi.Ve Suriyeli mülteciler sınırdan akın akın Türkiye’ye geliyordu.Başlarda gazetecilerin bulunması için Türkiye’nin harekete geçmesi  konusunda hepimiz kampanyalara destek verdik.Ancak Bulunma sürecinde birden bire İHH’nın sürece dahil oluşu ve İran üzerinden bunu yapıyor oluşu ve çelişkili açıklama ve ifadeler kafamda soru işaretleri doğurdu.

    Çok Sevdiğim Bir söz vardır ‘Komplo Teorilerim Yok ! Komplolar hakkında teorilerim var’’ Kayıp Türk Gazetecilerin bulunuş sürecindeki bir takım çelişkilerden teoriler çıkarabilir miyiz ?

         Çelişki Dolu İHH Açıklamaları,Suriye’de miydiler yoksa Hep İran’da mı?

         7 Mayıs 2012 Günü İHH Sitesinden Hamit ve Adem’in bulunduğunu açıkladı. Ve bir de video yayınlandı.Videoda Adem Ve Hamit’in nerede olduklarına dair bir bilgi ve açıklama yer almadı. Görüntülerde İHH Başkanı Bülent Yıldırım da vardı.Video bir istihbarat merkezi görüntüsü vermiyordu.Hücre Görüntüsü de vermiyordu. Videoda arka Planda Bir Saatli Takvim var.

       İHH Başkanı geceyarısı görüştük diye açıklama yaptı ancak ortamın gündüz olduğu saate vuran pencere ışığından belli oluyordu.Ben Buranın Bir Hücre evi olduğunu hatta Suriye bile olduğunu düşünmüyorum.İHH’ya buranın neresi olduğunu sordum,Buranın Suriye olmadığını iddia ettim. Ancak kendilerinden bir cevap alamadım.

     Videonun Bir hücre evinde çekilmediği gazetecilerin giyimlerinin temizliğinden,Uzamamış olan sakallarından ve bitkin olmayan beden dillerinden de aklıma zaten Onlar Tahran’da idiler düşüncesini getirdi. (http://www.ihh.org.tr/kayip-gazetecilerden-57-gun-sonra-ilk-goruntuler/ )

     Şimdi diyeceksiniz ki Suriye gazetecileri kötü halde çıkaracak değildi ya. Ortamda ne bir askeri yetkili görülüyor,ne de bir başka yetkili.Çok rahat bir ortamda kurgulanmış şekilde video çekimine başlanıyor.Buranın neresi olduğunu ilerleyen başlıkta tarih çelişkilerinden de daha iyi anlayacağız.

       T.C Devlet Yetkilileri ile Bir Yardım derneğinin aynı Gün içinde çelişkili açıklamaları.

      12 Mayıs Günü Gazetecilerin Suriye’den Tahrana doğru yola cıktığı ve Tahran’dan özel uçak ile alınacakları açıklaması basında yer aldı. Davutoğlu yurtdışı ziyareti sırasında açıklama yaptı. Bülent Yıldırım’ın 7 Mayıs Günü İHH Sitesinde yayınlanan videosu sonrası gazetecilerin Suriye’de tutulduğu basına yansımıştı. Ancak  İHH’nın 12.05.2012 tarihli açıklamasında Gazetecilerin birkaç gün önce Tahrana geldiği Bilgisi yer alıyor.

( http://www.ihh.org.tr/insani-diplomasinin-buyuk-basarisi/ )

       Kısaca 12 Mayıs Günü Tahrandan yola çıktı denilen gazeteciler 12 Mayıs’ta İHH Sitesindeki açıklamada Birkaç gün önce Tahrana geldikleri bilgisini veriyor. Burada varmak istediğim nokta ilk videonun Suriye değil İranda çekildiği ve bunun bilinçli yapıldığıdır.12 Mayısta hem Suriye’den Yola çıktılar deyip Hem 12 Mayıs Günü İHH’nın Birkaç Gün önce Tahrana geldiler açıklaması düpedüz büyük bir çelişkidir.

        Tahran’a Giden Gazetecilerimiz Tahran Türk Büyükelçiliğine Gitmedi mi ?

     Bunun konu ile pek ilgisi olmasa da tuhafıma gitti Türkiye Büyükelçisi Ümit Yardım Gazetecilerle İran’da buluşup Türkiye’ye uçakla geldi denen bu haberdeki Yer Türk Büyükelçiliği midir? Büyükelçiliğimizde Humeyni Resmi mi asılıdır? (http://www.cumrapostasi.com/Guncel-turk-gazeteciler-tahrandan-ayrildi-98922.html )

    İHH Başkanı Gelince Bizi Aynı Hücereye Aldılar…Orası Hücre mi? Suriye mi? İran mı? Yoksa İran’da bir Villa mı?

        Burada devreye giren bilgi şu: Adem ile Hamit birbirleri ile aynı hücrede İHH Başkanı gelince kalmaya başladıklarını söylüyor (58 gün sonra). Oysa İHH Başkanı ile çekilen videolarındaki mekan hücreden çok villa’ya benziyor. Hücrede İHH Başkanı Bülent Yıldırım gelince beraber kalmaya başladık bilgisi de büyük çelişki. Önceki paragrafta da belirttim, İHH Başkanının 12 Mayıs Tarihli açıklamasında ki ,gazetecilerin Birkaç Gün önce Tahrana geldikleri bilgisi bizzat İHH tarafından açıklanıyor.

      Tam tersini düşündüğümüzde; hücrede tutulduğunu söyleyen gazetecilerin hücreden çıkar çıkmaz kıyafetlerinin değişmiş olması, rahat ve gergin olmayan tavırları, Hücrede 2 ay kalmış esir gazeteci imajını bana vermedi. İlk yayınlanan videoda da Hücrede 2 ay esir kalmış insanın beden dilinden daha çok keyifli bir Paris seyehati geçirmiş 2 gazeteci havası vardı.

     Hamit ve Adem’in açıklamaları izledindiğinde kaç gün evde kaldıkları kaç gün hücrede kaldıkları,bu sürede görüşüp görüşmedikleri bilgileri her iki gazetecinin ağzından farklı şekilde anlatılıyor.Ellerimiz kelepçeliydi denirken,bir yandan da Hep Kuran okuduk deniyor.Ha ezbere bütün Kuran’ı biliyorlarsa olabilir tabi.

 

   İran’ın Türkiye’de Tutulan kimyasal yüklü Tırları ve Esaretten Kurtuluş

      Gazetecilerin tutuklandığı haberi geldiğinde, Mart ayında Davutoğlu gazetecilerin iadesi için herhangi bir anlaşmaya gidilmeyeceğini bunun söz konusu dahi olamayacağını açıklamıştı.Hamit Ve Adem Türkiye’ye ilk geldikleri gün Beşir Atalay ile bir basın toplantısı yaptı.Adem açıklamasında: kendilerini bir şeylerin karşılığında iade edeceklerine dair konuşmalar geçtiğini söyledi.

      Taraf Gazetesi 10 Mayıs 2012 Tarihinde bir haber yayınladı. O Haber aynen şu şekildeydi: İran'dan Suriye'ye giderken Kilis'in Öncüpınar Sınır Kapısı'nda 8 ocakta durdurulan ve içinden balistik füze ham maddesi çıkan dört TIR, malzemelerle birlikte İran'a geri gönderildi. TIR'ların Suriye istihbaratının elinde bulunduran iki Türk gazeteciyle ilgili yapılan pazarlıklar çerçevesinde iade edildiği öne sürüldü.

    Taraf'a konuşan yetkili kaynaklar, TIR'ların, Suriye'de yaşanan olayları takip ederken, 9 mart’ta İdlib kentinde gözaltına alınarak Suriye İstihbarat Örgütü El Muhaberat'a teslim edilen Gerçek Hayat dergisi Ortadoğu Temsilcisi ve Milat gazetesi yazarı Adem Özköse ile kameraman Hamit Coşkun için İran ile yapılan pazarlıklar çerçevesinde iade edildiğini öne sürdü. Yetkililer, "TIR'lardaki malzemeler, İran'ı zora sokacak malzemeler" dedi.


        TIR'LARDA SODYUM SÜLFAT VARDI

    Taraf, İran'a iade edilen TIR'lardan birinde, dört adet altı metre uzunluğunda silindirik tank ve ısıya dayanıklı malzeme bulunduğunu, diğer üç TIR'da ise 66 ton sodyum sülfat maddesinin yer aldığını ve malzemelerin askerî amaçlar için Suriye'de kimyasal başlıklı füzelerde kullanılacağını 20 ocak’ta duyurmuştu.

        Suriye Yönetimi Gazetecilerin kendilerinde olduğunu Hep Reddetti.Serbest Kalma Sürecinde de hiçbir açıklama yapmadı.

      18  Nisan 2012 ‘de A haber'e konuşan , Suriye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cihad Makdissi Adem Özköse ve Hamit Coşkun'un kayıp olduğunu medyadan duyduklarını söyledi. Gazetecileri hala aradıklarını söyleyen Makdissi "Nerede olduklarını tespit edersek onları Türkiye 'ye göndereceğiz. Kimseyi özellikle de gazetecileri herhangi bir amaç doğrultusunda kullanmak gibi bir niyetimiz yok" diye açıklama yaptı.Muhaberat ise gazetecilerin kendilerinde olmadığını daha defalarca daha önce açıklamıştı.

     Esad, Annan Planı ile barış sürecine girdiği bu noktada Elinde gazeteci varsa bunu Kendisinin serbest bırakması durumunda İmajını düzeltebilecek bir tavır olduğunu düşünemez miydi?

     Tüm bu soruları düşünmeden edemiyorum. Belkide Hamit ile Adem Suriye yetkililerince getirilip Türk yetkililerine teslim edilseydi bunların hiçbiri sorgulama gereği duyulmayacaktı.Birden bire İran bağının ortaya çıkması şüpheleri uyandırdı.

    İHH’nın Esad  karşıtı politika izlediği biliniyor, bu durumu İHH başardı gibi lanse edilmesi bana eğreti geldi. Bilindiği gibi son 6 ay içinde Türkiye hükümetinin dış politika söylemleri sonucu İran Ve Suriye ile arası son derece bozuk.İran Ve Suriye Yönetimi bu süreçte bir sürü dolapların döndüğü bir bölgede,Esir Gazetecileri kendi çıkarları için kullanması olağan bir tahmin olurdu.Yahut Türkiye’nin Suriye’ye girmesi için bahane yapılabilecek mükemmel bir plan olabilirdi.Kim bilir…

    Bir yanda uzun zamandır görüşmeler yapıyorduk diyen bir Başbakan,bir yanda her şeyi İHH yaptı diyenler,bir yanda İran’ın kimyasal tırlarının Türkiye’den İran’a verilmesi üzerine Gazetecilerin Ülkeye gelişi,Bir Yanda Suriye’ye dair tek iz göremediğim videolar ve açıklamalar…

        Bir yanda aklıma gelen Mavi Marmara olayı.. İHH Ve Reklamla Gelen Ölümler

   Ya birileri Gazetecileri oraya bir plan uğruna gönderdi ve orada tuttu.Ya İHH Yine Reklam yapmak adına zaten Tahran’da olan gazetecileri İHH buldu gibi lanse ederek Reklamını yaptı,ya da hükümetimiz gazetecilerini alamayacak kadar aciz bir dış siyaset çıkmazına düştü.Basına İHH Başarısı gibi sunulurken Başbakan’ın gazeteciler görüşmelerimiz sürüyordu söylemleri de çelişki barındırıyor oysa.

  Yahut bu süreci İHH Başarısı gibi göstermek de hükümetin bir planıdır kimbilir. Ancak burada aklıma Mavi Marmara saldırısı olduğunda İHH Başkanı’nın güvertede bile olmadığı hatta saklandığı iddiaları aklıma geliyor.Hani şu çatışarak 8 insanımızın öldürüldüğü Mavi Marmara güvertesi.

        Ben yine de Bu 2.Mavi Marmara Girişimidir diyorum..

      Burnuma pis kokular geliyor.Duracağız burada gidişinizi seyredeceğiz,saçma sapan olacak,kıpırtısız olacak,biz yine salağı oynayacağız ( Soner Arıca şarkısından) …

     Filler tepişecek çimenler ezilecek,kuzular güdülecek koyun olacak.Kavalın sesi nerden geliyorsa oraya doğru koşacak… Birileri planlar yapacak,çıkar elde edecek,bizler ise kahramanlık hikayeleri ile alkış tutacağız. Kendimize kandan kahramanlar yapacağız..

   Bu arada evlatlarından ayrı kalıp yüreği yanan masum annelerin anneler gününü kutlarım.





Yazarın Diğer Yazıları

13.05.2012 ÖZKÖSE VE HAMİT COŞKUN İRAN'DA MIYDI SURİYE'DE Mİ?
17.03.2012 Yetmez Ama Soy, Din Kardeşim !!! Cihat Parası İle Boğaza Çıkarma Yapmak..
10.03.2012 Türkiyede Eğitim Sorunları ve İstatikleri...
30.01.2012 AK-İktidar Terimler Sözlüğü...
11.01.2012 Yakında Sitemizde.....


Nöbetçi Eczaneler
manşetler

Ankara Altın-Döviz Piyasası
  Alış(TL) Satış(TL)
Dolar 1.8390 1.8490
EUR 2.3080 2.3230
Detaylı Altın ve Döviz Fiyatları
Yazarlar
Ankara Telefon Rehberi
 
 
 

BUGÜN SEÇİM OLSA KİME OY VERİRDİNİZ?












Sitemizdeki Yazı,Resim ve Haberlerin Her Hakkı Saklıdır . İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz . Copyright 2009 ankaraport.net ©