Eş Dost...
Salih Ceylan

Salih Ceylan

Eş Dost...

13 Ocak 2016 - 23:50

Türkçedeki güzel ikilemelerden biri “eş dost” ikilemesidir. Bu ikilemede eş ve dost kelimelerinin yan yana kullanılmasının sebebi nedir bilinmez. Benim tahminim, “eş ve dost benim için aşağı yukarı aynı seviyededir” mesajını gizlice içeren bir ikileme. Eş ve dost, her şeyini verebileceğin, her türlü fedakârlıkta bulunabileceğin, yanında değilken savunmayı görev bildiğin iki güzel insandır. Bu ikilemenin her bir bileşeni için birer hikâye anlatacağım. 

 

Eş…

İzlediğim bir yabancı seride, bir araştırma birimi ajanı, olayları zihinsel yetenekleriyle çözüyor. Ayrıntılarla, kişinin ses tonuyla ve aslında cesaretiyle olayların üstüne gidip suçlulara ulaşabiliyor. Bu araştırma biriminde yer almasının sebebi, bir seri katilin eşini ve çocuğunu öldürmüş olması ve adamın bu seri katil ulaşıp onu öldürmek istemesi. O katile ulaşabilmek için tüm mal varlığını, hayatını hatta başkalarının hayatını da harcamaktan çekinmiyor. 
Bir bölümde, başka bir katile ulaşıldıktan sonra ajan bir barda oturup, yalnız başına bir şeyler içiyor. Yanına bir kadın geliyor ve ilerdeki masadaki bayan arkadaşını göstererek isterse onlara dâhil olabileceğini söylüyor. Ajan, parmağındaki yüzüğü gösterip, “Ben evliyim.” diyor. Ve altı yıldır gözden düşmeyen o damlanın düşmesine sebep oluyor. 

Dost…

Sene 1944, komünist Rusya’dan kaçan 146 Azeri, Türkiye’ye sığınır. Zulümden kaçtıklarını, kardeşlerine kavuştuklarını düşünürler, sevinirler. Boraltan Köprüsü o zamanki sınır kapımızdır. Bir emir gelir. Türkiye’ye sığınan bu Azerilerin Kızıl Ordu’ya iade edilmesi istenir. Komutan, askerler ve Azeriler duruma çok şaşırırlar, anlam veremezler. Emir yerine getirilir ve Azeriler, Boraltan Köprüsü’nden teslim edilirler. Teslim edilir edilmez, gözleri bağlanarak kurşuna dizilirler. Olay sonrasında emri yerine getiren komutan dayanamaz ve intihar eder.

Boraltan bir köprü.
Aşar geçer Aras’ı.
Yuğsan Aras suyuyla,
Çıkmaz yüzün karası.

Düşman bekler karşıda,
Önüne kattı beni.
Can alınan çarşıda,
Kardeşim sattı beni.

Dönüp seslendim geri,
Merhametsiz birine.
Beni siz vursaydınız,
Şu gâvurun yerine.

 

Bu yazı 84752 defa okunmuştur .

Son Yazılar