Namus(suzun) Cinayeti
Aysun YALÇINKAYA YULAF

Aysun YALÇINKAYA YULAF

İÇİMDEN GELDİĞİ GİBİ...

Namus(suzun) Cinayeti

06 Aralık 2018 - 16:21

Bugün, 5 Aralık. 1934 yıında, Atatürk Devrimleri'nin en önemlilerinden birisinin, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının yıl dönümü. Üstelik de  birçok Avrupa ülkesinden yıllar önce yapılmış bir devrimdi. Bugün her ne kadar kadın hakları konusunda yüzlerce yıl geriye gitmiş olsak da, ulu önderimiz her zamanki öngörüsüyle, ülkemizi çağının çok ilerisine taşımıştı. 

Bugünün kıymetini düşünürken aklıma, geçenlerde televizyonda dehşetle izlediğim bir haber geldi : "Samsun'da cani, 1 çocuk annesi eski karısını bir hastanenin otoparkında 19 yerinden bıçaklayıp kaçtı. Dehşet anlarını anlatan görgü tanıkları, katilin kaçarken, "Namus meselesi" dediğini söyledi." Ve karakola götürülürken mikrofon uzatan muhabire diyor ki: "Beş kişiyle aldattı beni, sen olsan ne yapardın?" Dehşet duygum ikiye katlanıyor bu soruyla. Adam hem "namus meselesi" diyerek meşruiyet kazandırmaya çalışıyor eylemine, hem de yandaş arıyor. Yıllardır içimiz paramparça olarak izliyoruz kadın cinayeti, kadına şiddet haberlerini. Elimizden, birey olarak bir şey gelmiyor. Ama en azından literatürden şu "namus cinayeti" kavramını çıkartarak başlayamaz mıyız bir şeyler yapmaya? Ne demek namus cinayeti? "Namusuna leke sürüldüğünü düşünen kişinin (tabi ki erkek kişinin), haklı olarak birini öldürmesi"mi? Bu kavramı kullanarak, bu vahşeti meşrulaştırmış olmuyor muyuz? Adam diyor ki, "sen olsan, ne yapardın?" Yani kim olsa namusuna halel gelince öldürür diyor. Ben olsam öldürmem , Ayşe de öldürmez, Reyhan da öldürmez, Zeynep de....Erkek egosu yapar bunu sadece. Toplum tarafından şişirilmiş erkek egosu! Cehalete ise değinmenin hiç gereği yok..

Evet, işin başında elbette eğitim geliyor, hani eskiden zaten var olan, 95 yıl önce başlamış olan seferberliğin sürdürülmesi şeklinde bir eğitim. Köy enstitüleriyle, sanat okullarıyla, dansıyla, müziğiyle koskoca bir toplumu dönüştüren, aydınlatan eğitim..Ama bir de toplum olarak elbirliğiyle, kullandığımız kavramlara dikkat edip o egoları şişirmesek, belki bir nebze önüne geçeriz bu vahşetin. Namus cinayeti demesek, erkek aldatınca haklı görüp, kadın yaptığında "vurun kahpeye" demesek. "Oğlum sen erkek adamsın, sana bir şey olmaz" demek yerine, oğullarımıza erkeklik yerine insanlık öğretsek.."Kadın dediğin..."diye başlayan abuk sabuk edebiyatlar yapmasak..Ve bunun gibi nicelerine dikkat ederek, suça ortak olmasak, fena olmaz değil mi?  


Bir gün bunları hiç konuşmamayı ve Ulu Önderimize karşı duyduğumuz bu mahçubiyetten kurtulmayı diliyorum. Dünya Kadın Hakları Günümüz Kutlu Olsun!!


 

Bu yazı 8687 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar