İhmalsizliğe Karşı, EREĞLİ Belediyesi'ne Bir Teşekkür Ve Bir...
Mehti Saraç

Mehti Saraç

İhmalsizliğe Karşı, EREĞLİ Belediyesi'ne Bir Teşekkür Ve Bir Eleştiri Yazısıdır

06 Aralık 2014 - 10:34 - Güncelleme: 06 Aralık 2014 - 13:08

Sevgili Kardeşlerim;

Geçtiğimiz günlerde çok feci bir kaza geçirdim. Çok şükür ölümler yaşanmadı. Maddi ve manevi kayıplar olsada bu güne şükrediyorum.

Çocukları Babasız, ALLAH'IN sayesinde yuvaları sahipsiz bırakmadık. Bundan dolayı ALLAH'A sonsuz TEŞEKKÜR EDİYORUM..

Bu kazanın psikolojisini atlatmak kolay olmayacak ama inşallah atlatacağız..

Bu arada beni hastanede ziyaret etme teveccühünde bulunan Sayın Belediye Başkanı Özkan Özgüven'e, Başkan yardımcıları Adem Erdal, Zuhal Topal ve Agah Taşkın bey'e teşekkürlerimi iletiyorum.

Tabii ki kaza günündeki o ilk ziyaretten sonra bir daha arayıp sorma teveccühünde bulunmak, herhalde Ereğli geleneğinde olmayan bir nezaket şekli olsa gerek..

Şimdi bu kaza ile ilgili bir kaç eleştiri yapmak istiyorum.

Fotoğrafta göreceksiniz, eğer o araba da çoluk, çocuk, kadın yaşlı vs başka kişiler olsaydı acaba sağ çıkabilirler miydi ?

Kaç tane ocak sönüp gidecekti ?

Vebali kimin boynunda kalacaktı ? Kimler elini kolunu sallaya sallaya vicdanı rahat bir şekilde çarşı, pazarlarda dolaşacaktı ?

Bunlara cevap istemiyorum. Aslında düşünmek bile istemiyorum. Ama bu ihmal sizliği yaparak kendini tos pembe görenlerin yakasına yapışmayı üstüme bir görev biliyorum..

Ben dahil, ihmal sizlik yapan herkes bunun bedelini ödemelidir..

İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalıdır.. Aileler ve onların çocuklarının ağlayarak ''BABA, Baba'' feryatları hala kulağımda çınlıyor. Rüyamda bile o anları hep yaşıyorum..

Kaza gününden bir gün önce, arabanın arızalı olduğunu söylemiştim.. 2 gün üst üste bildirmeme rağmen, bakıyorum kazadan sonra hiç kimse bir şey duymamış gibi ve yapılan bu ihmalsizliğe hiç sebep olmamışlar gibi, herkesler gayet rahat ve sakinler.. Ben ölmüşüm veya bir başkası ölmüş, kaç tane ocak sönmüş bunların umurunda olmayacaktı.
Öylemi ?

Şantiyeleri hurda araçlarla dolu. Tamir edilip trafiğe çıkartılmaya çalışılıyor. Onları kullanan şoför veya işçinin hayatı ise önemsiz..

EREĞLİ EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ'NE bir serzenişte bulunmak istiyorum..

Ereğli Emniyet Müdürlüğü Trafik ekipleri sizler resmi araç kontrollerine karşı neden duyarsızsınız ? Belediye ve diğer kamu kurum ve kuruluşların resmi araçlarını neden hiç kontrol etmiyorsunuz ? Resmi araçtır diye ehliyet, src, vs evrak sorma yetkiniz yok mudur ?

Millete hizmet, vatandaşa hizmet, vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak ve korumak sizin baş göreviniz değil midir ? Devletten o maaşı niçin alıyorsunuz ? Duyarsız kalmak için midir ? Yıllardır Ben hiç görmedim bir resmi aracın Trafik ekipleri tarafından durdurulup kontrol edildiğini ve evrak sorulduğunu !

Ben dahil, hatalı olan herkese gereken cezayı kesmek sizin görevinizdir.

Tanıdık, ahbap, dost ilişkisi o üniformayı giydikten sonra sizi etkilememelidir..

Geliyoruz Belediye'ye ;

Usta ne demektir ? Sizce usta kelimesi insanlara neyi hatırlatır ?

Şantiye'ye koyduğunuz kadrolu keyif çatarların acaba görevi nedir öğrenmek istiyorum. Orada sorumlu olan ve eline telsiz verdikleriniz hangi okulu bitirip, o göreve haiz olmuşlardır ? İnsan hayatının ne denli önemli olduğunu bilen var mıdır, önlemleri alınıyor mu ?

Buraya gelen araçların şikayetleri şoförleri tarafından dile getirildiğinde illaki her söylenen şeye ve her söylenen bir hata veya arızaya, bunların bir bahane üretme ve üste çıkma tikleri mi var ?

Bakınız, oradaki (Şantiyenizdeki) işler neye benzemiş biliyor musunuz ? Bir Baykuşun, o yamuk uçuşu ile Şahinle yarışıp, Fareyi yakalamasına benziyor..

Gerek amir, memur, yönetici konumunda olan herkese sesleniyorum.

Bugün varız ama yarın yokuz. Akıllarda kalan hoş bir sedadır.

Hak ve hukuka saygısı olmayanın ve vicdanı sızlamayanın aklı da olamaz diyorum. Aklı olmayan bir insanın da diğer insanlardan ne farkı olur, onu da artık siz tahmin ediniz..

Göze girmek için 40 tane takla atan bir cahilin sorumluluğunu başkasına yükleyemeyiz. İhmalsizliğin sorumlusu, o ihmalsizliği yapanlara aittir.

Hani sözde Belediyenizde bir tane İŞ GÜVENLİĞİ uzmanınız var.

Nerede bu şahıs ?

Hangi konuyu, kime, ne zaman, nasıl ve hangi tarihte resmi üst makamlara bildirmiştir ? Her şey çok mu güvenli imiş ? Ve hepsi, her şey son sistem ve yasalara uygun olarak mı devam ediyormuş ?

Bu adamlar piyasada olmadığına göre, demek ki bir sorunları da yokmuş. Demek tüm işçilerin, iş güvenliği sağlanmış ve her şey tıkır tıkır yolundaymış..

Bu hikayeleri yemiyoruz maalesef..

İnanın bu olup bitenlerden, belki Başkanların ve üst düzey yöneticilerinin haberleri bile yoktur. Yansıtılmadan ya kapanıyor veya kapatılıyordur.

İşte böyle vahim kazalarda, kapatılmış veya es geçilmiş meselelerin ceremesi, eleştirisi ve başkasına yaşatılmış sonuçları da elbetteki ağır oluyor.

Geçtiğimiz aylar da EREĞLİ Belediyesinde yine ihmalsizlikler sonucu çok feci ve elim bir başka kazalarda yaşanmıştı. Ölümle sonuçlananlar da oldu. Ailelelerin ocağına ateşlerin düştüğü anlarda oldu.

Ve tüm bunların ana sebebi neydi biliyor musunuz?

Üstlerinin gözüne girmek için sadece köpeklik edip, emri vakiliği sevenler yüzünden. Vede var olan hataları bildikleri halde bunları görmezden gelip, ihmalsizlik ve vicdansız yaparak, başka insanları telef edenlerde oldu..

Tek temennimiz, Belediyemizde bu tür acı olaylar bir daha yaşanmasın.

Umuyorum ki Sayın Başkan ve yardımcıları bu şekil davrananlar hususunda mutlaka gereğini yapacaklardır..

Saygı ve sevgilerimle.. Mehti SARAÇ

Bu yazı 5297 defa okunmuştur .

Son Yazılar