Dava İnsanları...
Salih Ceylan

Salih Ceylan

Dava İnsanları...

27 Mart 2015 - 23:06

Hayali ya da gerçek davası uğruna savaşan insanların ortak ve farklı özellikleri vardır. Gerçek bir dava insanı davası uğruna öldürülmeyi şeref, onur sayar. Hatta dava içinde ölen kişiler şehit ilan edilir. Yorgunluk, uykusuzluk, açlık artık mesele değildir. Sonuç almak da bir yerden sonra önemli değildir. Bazı yollar olur. Amaç, o yolun sonuna gitmek değildir, daima o yolda olmaktır. Amaç soru sorup, tatmin olup oturmak değildir, sürekli soru sormaktır. Davalar yıldızlar gibidir. Yıldızlara dokunamazsınız ama karanlık gecelerde onlar size yol gösterir. Olay tam da bununla ilgilidir.

Her davanın temel fikriyatı doğal olarak aynı olmaz. Mahatma Gandi öldürüldü(1948). Malcolm X öldürüldü(1965). Hz. Hüseyin öldürüldü(680). Che Guevara öldürüldü(1967). Ali Şeriati öldürüldü(1977). Fikriyatı birebir aynı olmayan ve aynı davada olmadıkları sürece de asla aynı olamayacak insanlar öldürüldü. Ve Eşref Bitlis öldürüldü(17 Şubat 1993). Ve Uğur Mumcu öldürüldü(24 Ocak 1993). Ve Adnan Kahveci yine muhtemelen öldürüldü(5 Şubat 1993). Ölmek, öldürülmek mesele miydi? Öldürülen insanlar için değil, arkasında kalan sevenleri için meseleydi. Öldürülen insanlar için mesele olsaydı eğer zaten bu dava içinde yer almazlardı.

Biliyoruz ki Uğur Mumcu arabası patlatılarak öldürülürken, önce arabaya kendisi biner. Eğer araba patlamazsa ailesi de binecektir. Ama araba 24 Ocak 1993'de patlamıştır. Kimseye öğüt vermek haddim değil ama elbette akıl sahipleri de bu misalden bir öğüt alır.

Mahatma Gandi güneş batmayan ülkenin sömürülerinin en şiddetli olduğu dönemlerinde kendi ülkesinde denizden tuz çıkarmayı göze aldı(!). Satyagraha denilen pasif direniş eylemini bu sefer yanına binlerce Hintli'yi alarak ve tuz çıkararak yaptı. Ve bu yüzden hapiste yattı. Davasının en güçlü silahı, pasif direnişi sayesinde yeri geldiğinde İngiliz kanunlarını da değiştirtti. Barış, pasif direniş, zekâ. Gandi’nin davasındaki baş parametreler bunlardı.

Birileri ölürken gülmek olur muydu? Dalga geçmek ya da burun havada yürümek olur muydu? Olamazdı. Birinin ölmesi, nefes almaması anlamına gelmez her zaman. Davası uğrunda koşamayacak bir dava adamı nefes alsa da kendini ölmüş sayar. Misaller, ibretler, ölüler. Nefes alan birçok insandan daha fazla yaşayan nefes almayan insanlar… Hepsinin fikirlerini benimsemesek de kararlılıklarını ve çalışkanlıklarını destekleyeceğimiz dava insanları…

Bu yazı 11920 defa okunmuştur .

Son Yazılar