Kalabalığın Hakkı, Münferit...
Salih Ceylan

Salih Ceylan

Kalabalığın Hakkı, Münferit...

11 Haziran 2015 - 01:48

Kalabalıklar içinde büyüyen insanlar. Yalnızlığının doktorlar aracılığıyla iyileştirilmesi gerektiğine inanan, yalnızlığa ağzından yeşil sular akan canavar gibi davranan insanlar. Sosyalleşmek için etkinliklere katılınır. İnsanlar arasında kafayı kaybetmek isterler, unutmak isterler.

Her şeyin bir hakkı vardır. Kalabalığın da hakkı vardır. Uzaklaşmak; belki diyardan, belki fikirden... Susmak; belki az, belki çok... Düşünmek; yorucu ve derinlemesine... Bunlar kalabalığın hakkını oluşturur. Teslim etmek için kalabalığın hakkını inşa ederler. Uzaklaşmak çimento taşır, susmak temeli atar, düşünmek demirleri diker. Bir şekilde kalabalık var olduğunda, savrulmamak için, tutunmak için, ipe sımsıkı sarılmak için temeli oluştururlar.

İnsan ömrü akıl başa gelene kadar düşüncesiz bir kalabalıkla dolar. Akıl başa geldikten sonra olgunlaşana kadar erdemli bir yalnızlığa bürünür. Bu yalnızlıktan sonra sarılacak sımsıkı ipleri olan kalabalıklar oluşur. En sonunda bu kalabalıktaki her bir fert, fert fert yargılanır. Dedim, mahkeme sadece bu dünyada değil. Dedim, kul hakkı elzem.

Bu dünyada ne yaşarsak yaşayalım, yanımızda kim olursa olsun, cebimize ne girerse girsin; tek başımıza , cebimizdeki hiçbir şeyolmadan yargılanacağız. Bu yargılamada yalan söyleme hakkımız olmayacak. Hakimi kandırma gibi bir seçenek olmayacak. Hani hiçölmeyecekmişiz gibi yaşıyoruz ya, hani ölmeden önce ölmenin ne demek olduğunu anlamıyoruz ya...

Yemin olsun her şeyi önce meclisten içeri söylüyorum. Yemin olsun her şeyi en çok meclisten içeri söylüyorum. Adalet günündeki kadar sağlam olamayacak olan içimdeki acımasız yargıçlar da beni bir bir yargılıyor. Beni ölmeden önce defalarca giyotinin altında infaz ediyorlar. Beni yakarak öldürüyorlar, ölmeden önce. Ölmeden önce ölmek ne kadar zor olsa da, adalet gününde ne kadar yalnız olacağımı bana her gün hatırlatıyor.

Bu yazı 18829 defa okunmuştur .

Son Yazılar