Ölü Mevsimler...
Salih Ceylan

Salih Ceylan

Ölü Mevsimler...

10 Ekim 2015 - 13:57

İyiye gitmiyoruz.  Ölümler bizim için normalleşiyor. İyiye gitmiyoruz. Kimlere ölüler demememiz gerektiğini bilmiyoruz. 

İçinde olduğumuz mevsim, dört mevsimin hiçbirine benzemiyor. Hiçbir mevsim bize bu kadar ihanet etmedi.

Bakıyoruz, cansız yavrusunu sokağa çıkamadığı için buzdolabında saklayan anneyi görüyoruz. Bakıyoruz, yavrusunun yavrularını kucaklamak isterken, yavrusunun cansız bedenini kucaklayan anneyi görüyoruz. Bakıyoruz, küçücük haliyle sahile vurmuş bedeni görüyoruz. Daha fazla bakmaya gücümüz kaldı mı? Daha fazla bakacak yüzümüz var mı?

Toplumdaki bireyler artık birbirine o kadar güvenmiyor ki kimse kuyuya süt dökmüyor. Hikâyede anlatılır, birbirine zenginliklerini göstermek isteyen iki toplum bir yarışa girer. İki toplum da birer havuz açar ve buraya bireylerin gece vakti süt dökmeleri istenir. Daha çok süt toplanan havuzun toplumu daha zengin olacaktır. Sabah gidip bakıldığında havuzda berrak bir sudan başka bir şey görülmez. Herkes aynı şeyi düşünmüştür. “Ben su döksem kimse anlamaz o kadar süt içinde karışır gider.”

Bireysel menfaat aslında toplumu kötü duruma sokuyor. Matematikte bunu oyunlar teorisiyle açıklarsınız. Sadece topluluk halinde hareket ettiğinizde en çok bireysel kazancı elde edersiniz. Biz toplum olarak bencillikte, kendine ve karşısındakine güvensizlikte bir numarayız. Sonuç olarak topluca zarardan başka bir şey görmüyoruz. Bu zarar, genellikle ölüme eşit oluyor ve biz ölü mevsimlerden başka bir şey yaşamıyoruz.

Bu yazı 6782 defa okunmuştur .

Son Yazılar