Sus...
Salih Ceylan

Salih Ceylan

Sus...

21 Şubat 2015 - 21:31

Ben bir şeyler desem ne olur? Yaptıklarım hep, dualarımın yarısı iyilikte değilse sürekli yorulsam ne olur?

 

Önce ahlak eğitimi vermiyorsan bir gence toplum için sadece bir bela yaratırsın. Gidin bakın bu belalar atom bombasını yaptı. Gidin bakın bu belalar serikatil oldu. Gidin bakın bu belalar herkese en tepeden baktı. Tekrar satabilsinler diye tohumların genetiğiyle oynayıp tekrar işlenemez hale getirdiler. Süper zekalar, ahlak eğitimi almamış dahiler bu dünyayı “bu dünya” haline getirdiler. Mehmet Akif’in dediği gibi, “Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren, bırak kardeşim tahsili; Git önce Edep, hayâ öğren!”

 

Bir cinsiyete biçilmiş onca kötü özellik aslında cinsiyetten bağımsızdır. Erkekler, bok böceği olan erkekler, kadınları “kullanılacak meta” olarak görürler doğrudur. Ama bu “bok böceği özelliği” cinsiyetten bağımsızdır. Erkekliğe biçilen bu özellikleri tamamen erkekliğin tekeli altına fırlatıp “bok böceği özelliği” gösteren bazı kadınlar vardır. Bu özelliği karşı cinsin tekeline fırlattıkları için hiç öyle değilmişcesine rahattırlar. Cinsiyetten bağımsız “bok böceği özelliklerini” iyi tanımlamakta fayda var. Yanılsamalara engel olmak için, zamanında tepki koymak için, belki de baştan kesip atmak için...

 

Dünya üzerinde ahlâktan yoksun olanlar, perdeleri üzerinden edebini takınanlardan daha güçlü gözükürler. Daha çok sesleri çıkar, daha çok meydandadırlar. Bazı kötülükler, kötü insanlar bir şeyler yaptığı için değil, iyi insanlar bir şeyler yapmadıkları için var olur. İyi insanların daha hızlı, daha meydanda, daha yürekli, daha hayatın içinde yer almaları gerekir. İstenen, beklenen budur. Hz. İbrahim ölümü göze alarak putları kıracak kadar yürekli olmasaydı devrimi gerçekleştirebilir miydi? Kefenini yola alıp çıkan insanları bu dünyada kimse yalnız bırakabilir mi? Bu insanların davası vardır, bu insanların aslan gibi yürekleri vardır. O yüzden bu insanlar Malcolm X kadar kararlı, Hz. Hamza kadar cesur, Mevlana kadar ruhani, hicret(hac,muhacir) etmeye hazır olmalıdır. Böyle olmadan devrim hak olmaz.

Peki susmak gerekiyor mu? Evet, elbette. Hak devrimin öncesindeki tasavvuf aşamasının çoğu susarak geçer. Dağlarda zaman geçirip düşünen peygamber nafile bir çaba içinde değildi. Asla değildi. Bir hazırlık içinde, zihnini olgunlaştırmak, devrime hazırlık yapmak... Tasavvufun kapıları bu hazırlık için açılır ve hazırlık bittikten sonra hak devrim için yol verir. Şimdi susma vakti. Sus. Gerektiği kadar sus. 

Bu yazı 7223 defa okunmuştur .

Son Yazılar